Sevgide Özgürsün / Saygıda Mecbursun
Komedi ya da mizah ayaklarıyla sağa-sola ve hatta Devletimizin en üst makamındaki Cumhurbaşkanımıza hakaret eden “sanatçı bozuntusu” Den(s)iz Göktaş'a bir hatırlatma: "Sevgide özgürsün, ancak saygıda mecbursun."
Evet, sosyal medyada, Facebook’ta X’te (Twitter’da), Instagram’da ve WhatsApp durumda bu sözü ve bu görüşümü paylaştım.
Bu söz oldukça makul ve her akıl sahibinin anlayışla karşılayacağı bir söz.
Ben bir Devlet Büyüğümüz için saygısızlık edenlere "sevgide özgürsün, ancak saygıda mecbursun" diye makul olduğunu düşündüğüm bir cümle yazdım.
Bu paylaşımımdan sonra, türlü türlü hakaret edenler ve sövenlerle karşılaştım. Adamlardan ya da Trollerden ya da Bot hesaplardan şahsıma saldırılar oldu. Bana karşı hakaret ettikleri gibi Devlet Büyüklerimize de hakaret ediyorlardı.
O adamlar özetle: "Ne seveceğiz, ne de sayacağız, illa da söveceğiz" diyorlar. O adamlar için tek bir söz yeter: "Ben bu sözü insanlar için yazmıştım, siz niye cevap veriyorsunuz ki?"
Evet, işin bir diğer yanı da bu.
İnsanlıktan fersah fersah uzak adamlarla mücadele ediyoruz.
İşin bir diğer yanı da şu.
O adamlar ya da adam sandıklarımız, kendi sevdikleri ve saydıkları için, bize şunu telkin ediyorlar: "Sevgide de, saygıda da mecbursunuz." Dikkat edin biz adamlara, “bizim sevdiklerimizi sevmek zorunda değilsiniz, ancak saymak zorundasınız” diyorken, onlar bize, “bizim sevdiklerimizi de, saydıklarımızı da, sizler sevmek ve saymak zorundasınız.”
Bu durumda onlara, “siz faşist misiniz” diye sormak gerekir.
Onlar, ulusalcıdır, Avrupai manada değil, bu Ülkeye özgü........
