Montaigne ve Özgürlüğün Dostları
Fransa’da Montaigne, entelektüeller arasında en önemli isimlerinden biri sayılır. Onun “Que sais-je? – Ben ne biliyorum?” sorusu düşünce özgürlüğünün ve eleştirel aklın simgesi olarak hala anılmaktadır.
16. yüzyıl Avrupa’sı din savaşlarıyla sarsılıyordu. Katolikler ile Protestanlar arasındaki çatışmalar yalnızca şehirleri değil, zihinleri de bölüyordu. Böylesine karanlık bir dönemde Michel de Montaigne (1533–1592), şiddetin değil aklın; dogmanın değil sorgulamanın tarafını seçti.
1580 yılında yayımlanmaya başlayan Denemeler (Essais), Batı düşüncesinin en özgün eserlerinden biri kabul edilir. Montaigne okuyucuya hazır cevaplar sunmaz; aksine, onu kendi düşüncelerini sorgulamaya davet eder. Bu anlamda “Que sais-je?” sözü, bilgisizliğin, aczin değil, entelektüel tevazunun, eleştirel yaklaşımın ifadesidir.
Montaigne’e göre asıl tehlike, kuşku duyan insanlar değil; hakikatin tamamına sahip olduğuna inananlardır. Köktencilik, çoğu zaman sorgulamayı dışlayan zihinlerde filizlenir. Bu nedenle Montaigne’in “Denemeleri”, yalnızca bir felsefe kitabı değil, aynı zamanda dogmatizme karşı bir manifestosudur.
“Yamyamlar Üzerine” (Des Cannibales) başlıklı denemesinde Montaigne, Avrupa’nın kendisini “medeniyetin merkezi” olarak görmesini cesurca sorgulamaktan çekinmez. Ona göre barbarlık, yalnızca uzak coğrafyalarda değil; insanın kendi içinde ve kendi toplumunda da ortaya çıkabilir.
Montaigne’in düşünce dünyasında önemli etkileri olan isim ise kuşkusuz Étienne de La Boétie’dir. Genç yaşta tanışan iki düşünür, kısa sürede birbirlerini tamamlayan iki dost haline gelir.
Montaigne, “Dostluk Üzerine” (De l’amitié) adlı denemesinde bu ilişkiyi şu meşhur sözlerle anlatır: “Parce que c’était lui, parce que........
