menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eski Büyükelçi: Helal Olsun Bu Türklere

19 0
16.05.2026

Gurbette yaşayan bir Türk olarak “ülken adına en çok üzüntü veya eziklik duyduğun iki hatıra nedir?” sorusuna şu cevabı verirdim:

1/ “En Büyük 8-0, Başka Büyük Yok”14 Kasım 1984'te, Türkiye ve İngiltere futbol takımları, İnönü stadyumunda, Dünya Kupası Eleme Gruplarında karşı karşıya geldi. Milli takımımız maçı 8-0 kaybederek, kendi sahasındaki en farklı yenilgiyi almış oldu.

Anadolu’dan, topraktan sökülen ağaç misali, kopartılıp Fransa’ya üç yıl önce gelmiş 11 yaşında bir çocuğum.Tabii ki iletişim alanında bugünkü imkanlardan hiçbiri yok. Radyo hariç.

Türkçe’ye duyulan hasret, milli maç heyecanı ile bütünleşmişti.Ailece, “o günün anlam ve önemine binaen” alınan cihaza kilitlenmiş, dakikalar önceden kaçılmaması gereken treni bekler gibi maçı bekledik.

Karşılaşma nihayet başladı ve uzun sürmeden spikerden “maalesef üstüne maalesefler” - bir maalesef eşittir bir gol -.Derken toplam 8-0 gibi ağır bir yenilgi ve yıkılan hayaller.

Tam 37 yıl sonra “Independent Türkçe” tarafından atılan bir başlık:

⁃ “En büyük 8-0, başka büyük yok.”Anlaşılan birileri bizim bu hezimeti unutmamamızı istemiyordu.

Kısacası ilk büyük travmamızı bu maça borçluyuz.

2/ Vekil Mi Sömürge Valisi Mi?Claudia Roth Türkiye'de ismi en iyi bilinen yabancı siyasetçilerden biridir.

Doksanlı yılların ikinci yarısında bölücü terör örgütü en kanlı eylemleri düzenlemekteydi. Kurtarılmış bölgeler ilan ediliyor, tek saldırıda düzinelerce şehitler veriliyordu.

Devletimiz, adeta nefsi müdafaa pozisyonunda, yürüttüğü terörle mücadelesinde baskı altına alınmak isteniyordu. 

Bir vekil heyeti gidiyor ardından bir kurum temsilcisi geliyordu. Hükümete demokrasi ayarı, Türk Silahlı Kuvvetlerine insan hakları dersi veriyorlardı.

Claudia Roth hanımefendi, Avrupa Parlementosu temsilcisi olarak, bu vazifeyi en gıcık ve aşağılayıcı şekilde yerine getiren yabancı siyasetçi olarak hafızalarda yer etmiştir.

Kibirin ve üstenci bakışın “yüksek topuklu temsilcisi” gibi dolaşan bu bayan milyonları öfkelendiriyordu. Hal böyleyken büyüklerimizden bir sesin çıkmaması bizleri kahrediyordu. 

Sömürgeci devletin işgal ettiği şehirin pervasız valisi........

© Internethaber