menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

OTOPARKTA HASAR, VALEDE KAZA

5 0
thursday

OTOPARKTA HASAR, VALEDE KAZA

Otopark ve Vale Kazalarında Sorumluluk: Kasko Öder mi, İşletmeye mi Dava Açılır? TBK m. 579, KTK m. 104 ve Kasko Genel Şartları Işığında Bir Değerlendirme

Bir alışveriş merkezinin girişinde araç sahibi anahtarı vale görevlisine verir, karşılığında numaralı bir fiş alır. Fişin arkasında küçük harflerle "Aracınızda meydana gelebilecek hasar ve kayıplardan işletmemiz sorumlu değildir" yazmaktadır. İki saat sonra araç, sağ ön çamurluğu ezilmiş hâlde geri gelir ya da hiç gelmez. Araç sahibinin aklındaki ilk soru, kaskonun bu zararı karşılayıp karşılamayacağıdır. İkinci soru, karşılamazsa kime ve hangi mahkemede dava açılacağıdır. Görevli otoparktan çıkarken bir başkasının aracına çarpmışsa, üçüncü bir soru daha doğar: Zarar görene kimin trafik sigortası ödeme yapacaktır?

Bu yazıda söz konusu soruları uygulamaya dönük bir dayanak zinciri hâlinde ele alıyor, son bölümde ise sistemdeki bir boşluğa dikkat çekiyoruz: Kanunun otopark ve vale işletmelerine yüklediği zorunlu sigorta, işletmeye teslim edilen aracın kendisini kapsamamaktadır.

I. HUKUKİ İLİŞKİNİN NİTELENDİRİLMESİ

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 561. maddesi saklama sözleşmesini, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ücret, ancak açıkça öngörülmüşse ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa istenebilir. Ücret sözleşmenin kurucu unsuru değildir. Kanun, saklamanın özel görünümleri arasında otelcilerin sorumluluğunu (m. 576-578) ve "garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin" sorumluluğunu (m. 579) ayrıca düzenlemiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, ücretli bir tır parkına bırakılan araçların zarar görmesine ilişkin 2021 tarihli kararında, TBK m. 579 kapsamındaki ilişkinin bünyesinde bir saklama sözleşmesi barındırdığını ve talep hakkının aracı bırakan kişiye ait olduğunu belirtmiştir. Kurul'a göre bu hak mülkiyete bağlı değildir. Aracın maliki olmayan fer'i zilyet de işletene karşı sözleşmesel talepte bulunabilir (Yargıtay HGK, E. 2018/953, K. 2021/1410, 16.11.2021). Bu tespit, şirket araçları, kiralık araçlar ve aile bireylerinin kullandığı araçlar bakımından uygulamada sıkça ileri sürülen "aktif husumet yokluğu" savunmasını büyük ölçüde etkisiz kılmaktadır.

Asıl tartışma, sözleşmenin ne zaman kurulduğu noktasında yaşanmaktadır. Kapalı ve kontrollü bir otoparkta bilet alınması veya anahtarın görevliye bırakılması zilyetliğin işletmeye geçtiğini açıkça gösterir. Ücretsiz otoparklarda ise işletmeler otoparkın "umumi" olduğunu savunmaktadır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, ücret alınmayan bir alışveriş merkezi otoparkına kilitlenerek bırakılan kamyonun çalınması olayında bu savunmaya itibar etmemiş, saklama ilişkisinin kurulduğunu kabul ederek kasko sigortacısının rücu talebini yerinde bulmuştur (İstanbul BAM 40. HD, E. 2025/1603, K. 2026/341, 18.03.2026; temyize açık). Bir hastane otoparkında anahtarın fiş düzenlenmeksizin güvenlik görevlisine bırakıldığı olayda ise Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, davayı reddeden bölge adliye mahkemesi kararını bozarak güvenlik şirketinin sorumlu olduğuna hükmetmiştir (Yargıtay 4. HD, E. 2022/4120, K. 2025/12428, 15.09.2025). Belirleyici olan ücret veya fiş değil, aracın işletmenin hâkimiyet alanına kabul edilmesidir; anahtarın teslimi bu kabulün en güçlü delilidir.

Vale hizmetinde ilişki daha karmaşıktır. Burada saklamanın yanında, aracın park yerine götürülmesi ve geri getirilmesi gibi bir iş görme edimi de vardır. Bu nedenle vale ilişkisi saklama, vekâlet ve hizmet unsurlarını birlikte taşıyan karma bir sözleşmedir. Ağırlık ise koruma borcundadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir alışveriş merkezinde vale görevlisinin aracı park ederken kaza yaptığı olayda vale şirketinin hem "otopark hizmet sözleşmesi" hem de adam çalıştıranın sorumluluğu gereğince zarardan sorumlu olduğu yönündeki kabulü yerinde görmüştür (Yargıtay 11. HD, E. 2016/9543, K. 2018/2365, 03.04.2018).

II. İŞLETMENİN SORUMLULUĞUNUN DAYANAĞI VE SINIRLARI

TBK m. 579/1'e göre garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludur. İşleten ancak zararın saklatana, onun ziyaretçisine ya da beraberinde veya hizmetinde bulunan kişilere yüklenebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. Hukuk Genel Kurulu bu hükmü "kusursuz nitelikte bir sözleşmesel sorumluluk" olarak nitelendirmiştir. İşletenin veya personelinin kusuru, sorumluluğun doğması için aranmaz (HGK, E. 2018/953, K. 2021/1410).

Kurtuluş kanıtları dar yorumlanmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, bir belediyenin işlettiği kapalı otoparkın bodrum katını basan sel suları nedeniyle pert olan araca ilişkin davada, bölgenin zaten yoğun yağış aldığını ve otoparktaki tahliye sisteminin yetersiz olduğunu gözeterek olayı mücbir sebep saymamıştır. Daire, aracın daha ucuz olan bodrum kata bırakılmasını da müterafik kusur olarak kabul etmemiştir. Bozmaya uyularak verilen karar 2026 yılında onanmıştır (Yargıtay 4. HD, E. 2026/4372, K. 2026/4649, 22.04.2026). Selde zarar gören araçlarda yargı yolu sorununu bu yayındaki "Aynı Sel, İki Ayrı Mahkeme" başlıklı yazımızda incelemiştik. Saklama ilişkisi bulunan hâllerde ise işletenin sorumluluğu doğrudan sözleşmeden doğar.

Kusursuz sorumluluğun kanuni bir sınırı vardır. TBK m. 579/2'ye göre işletenin sorumluluğu, kendisine veya çalışanlarına bir kusur yüklenmedikçe, saklananların her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamaz. Asıl çatışma bu fıkra üzerindedir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, terminal otoparkındaki otobüsten koltuk ekranlarının çalınması olayında, işletmenin gerekli özeni gösterse dahi zararın doğacağını ispat edemediğini belirterek kasko sigortacısının rücu talebini tamamen kabul eden ilk derece kararını yerinde bulmuştur. Kesin olan kararın karşı oy yazısında ise kalabalık bir terminalde güvenlik eksikliğinden söz edilemeyeceği, olsa olsa günlük ücretin on katıyla sınırlı bir sorumluluk doğacağı savunulmuştur (Bursa BAM 17. HD, E. 2025/156, K. 2025/366, 31.12.2025). Aynı kararda, motorlu taşıtın kendisi ve eklentileri dışındaki eşya bakımından işletenin ancak kusuru varsa sorumlu olacağı da belirtilmiştir.

Kanaatimizce sınırlamanın uygulanmasında ispat yükü işletendedir. TBK m. 579'daki sorumluluk sözleşmeden doğar ve sözleşmeye aykırılıkta borçlunun kusuru TBK m. 112 uyarınca karine olarak kabul edilir. Bu nedenle sınırlı sorumluluktan yararlanmak isteyen işleten, kendisine ve çalışanlarına bir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmelidir. Ücretsiz otoparklar bakımından ayrıca bir sorun bulunmaktadır. Günlük ücreti sıfır olan bir otoparkta "ücretin on katı" da sıfırdır. Hükmün lafzına sıkı sıkıya bağlı kalınması, kanun koyucunun kusursuz sorumluluk olarak kurguladığı bir yükümlülüğü fiilen ortadan kaldırır. Alışveriş merkezi, hastane veya otel otoparkındaki "ücretsizlik" gerçekte asıl hizmetin bedeline gömülüdür. Sınırlamanın burada ya emsal otopark ücreti üzerinden hesaplanması ya da hiç uygulanmaması gerektiği görüşündeyiz.

Araç içinde bırakılan eşya için ayrı bir rejim söz konusudur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, otoparktaki aracın camı kırılarak içindeki çantanın çalındığı olayda, zarar miktarının tam olarak ispat edilemediği gerekçesiyle maddi tazminatın tümden reddedilmesini bozmuştur. Daire'ye göre bu durumda zarar görenin kusuru ve TBK m. 579/2 de gözetilerek TBK m. 50/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir tazminat belirlenmelidir (Yargıtay 11. HD, E. 2022/5238, K. 2024/1452, 26.02.2024).

III. "SORUMLULUK KABUL EDİLMEZ" KAYITLARININ HUKUKİ DEĞERİ

Otopark fişlerinde ve tabelalarda yer alan sorumsuzluk ibarelerinin araç bakımından hiçbir hükmü yoktur. TBK m. 579/3, işletenin böyle bir sorumluluk üstlenmediğini veya sorumluluğu kanunda öngörülmeyen bir koşula bağladığını "herhangi bir yolla ilan etse bile" sorumluluktan kurtulamayacağını açıkça düzenler. Otelciler için TBK........

© Hukuki Haber