menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bilgi Çağı mı, Algı Çağı mı? Zavallı Köpek Balığı, Katil Sivrisinek.

21 0
03.07.2026

Hayatta bazen gerçekler ve doğrular değil, manşetler kazanır. Algıyı yönetenler, çoğu zaman suçluyu da belirler. Belki de tarih boyunca insanların en kolay tuzağa düştüğü alanlardan biri budur.

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri köpek balıklarıdır. İstatistikler açıkça gösteriyor ki, köpek balıkları yılda ortalama sadece 5-10 insanın ölümüne neden olur. Buna karşılık insanoğlu, her yıl yaklaşık 100 milyon köpek balığını avlayıp öldürmektedir. Fakat günün sonunda "katil" ilan edilen zavallı köpek balığı olur; yüz milyonlarca canlıyı canice yok eden insan ise kendisini masum görmeye devam eder.

Çünkü zihnimiz çoğu zaman gerçeklerle değil, hikâyelerle karar verir. Birkaç dakika süren *Jaws* filmi ve televizyonda izlediğimiz o nadir köpek balığı saldırıları, milyonlarca köpek balığının sessizce katledilmesinden çok daha fazla yer eder hafızamızda.

Oysa gerçek çok farklıdır.

Mesela sivrisineklerin taşıdığı sıtma, dang humması ve benzeri hastalıklar her yıl 700 binden fazla insanın ölümüne yol açmaktadır. Bu sayı, köpek balıklarının neden olduğu ölümlerin yaklaşık 70 bin katıdır. Peki bugüne kadar kaç kez gazetelerde "Katil Sivrisinekler" manşetini gördünüz?

Çünkü sivrisinek sıradandır, dramatik değildir. Oysa haberciliğin yıllardır değişmeyen bir kuralı vardır: "Kan varsa haber olur." Böylece algı, gerçeğin önüne geçer; biz de gerçek tehlikeyi değil, bize gösterilen tehlikeyi konuşuruz.

İşte bu yazıda da tam olarak bu algı mekanizmasını, rakamlarla ve çarpıcı örneklerle birlikte sorgulamaya çalışacağız. Çünkü çoğu zaman gerçek suçlu ile bize suçlu olarak gösterilen kişi aynı değildir.

Peki bütün bunların sebebi nedir?

Psikolojide buna "Availability Heuristic" (Erişilebilirlik Sezgisi) denir.

Beynimiz, karmaşık istatistikleri analiz etmek yerine, en kolay hatırladığı örneklerden hareketle karar verir. Yani gerçek riskleri değil, en çok duyduğu ve en kolay zihninde canlandırabildiği olayları esas alır. Bu, hayatı kolaylaştıran bir zihinsel kısayol gibi görünse de; korkularımızı, adalet anlayışımızı ve hatta suçluya bakışımızı ciddi şekilde çarpıtabilir.

İşte tam da bu noktada çok önemli bir gerçeği fark ederiz:

Gücü elinde bulunduranlar yalnızca ekonomiyi veya siyaseti değil, çoğu zaman hikâyeyi de yönetir. Çünkü manşetleri yöneten, insanların zihnindeki "sahte gerçeği" de yönetir.

Mesela size bir soru sorayım.

Sizce hangisi daha tehlikeli bir meslektir?

Polislik mi, balıkçılık mı?

Büyük çoğunluğun cevabı hiç düşünmeden "polislik" olacaktır.

Oysa istatistikler bunun tam tersini söylüyor. İşini yaparken hayatını kaybetme riski açısından balıkçılar, polislerden yaklaşık on kat daha fazla risk altındadır.

Peki neden bunu bilmiyoruz?

Çünkü görev başında hayatını kaybeden bir polis memuru........

© Habername