Fanilerin Sevgisinden Bâkî Olanın Sevgisine
“Ne zaman anarsam seniKararım kalmaz Allah’ımSenden gayrı gözüm yaşımKimseler silmez Allah’ım.
Sensin ismi Baki olanSensin dillerde okunanSenin aşkına dokunanKendini bilmez Allah’ım…”
(Yunus dedemizin bu şiiri sevgi hakikatinin özünü ne kadar güzel anlatıyor.)
İnsan, ömrü boyunca bir şeylerin peşinden koşar.
Kimi makamın,kimi servetin,kimi şöhretin,kimi şehvetin,kimi de dünyanın...
Kimi bir ev kurar,ona yuva der.
Kimi bir servet biriktirir,ona güven der.
Kimi makamın gölgesine sığınır,ona itibar der.
Kimi kalabalıkların alkışını bekler,ona mutluluk der…
Bütün o “der”ler susar.
Makamın kapıları kapanır.
Servetin kasaları geride kalır.
Şöhretin alkışları kesilir.
Dost bildiklerinin birçoğu uzaklaşır.
Evlatlar,eşler,dostlar,akrabalar,sevenler ve sevilenlerbir noktaya kadar eşlik eder insana.
Sonra insan, tek başına kalır.
Ve o anda anlaşılır ki insanın gerçek sığınağıne servettirne makamdır,ne şöhrettir,ne de dünyadır.
Gerçek sığınak Allah’tır.
Çünkü insanın gönlü,ancak kendisini yaratana yöneldiğinde huzur bulur.
Göç Vakti Geldiğinde Yanımızda Ne Kalacak?
Allah sevgisi, sıradan bir sevgi değildir.
O, gönlün bütün sevgilerin üstünde bir sevgiyi bulmasıdır.
İnsan Allah’ı gerçekten tanıdıkça,dünyadaki her şeyin yerli yerine oturduğunu görür.
Evladını severama evladını Allah’ın önüne koymaz.
Eşini severama eşini Allah’ın yerine koymaz.
Vatanını sever,milletini sever,dostunu sever,insanı........
