Banka hesabına neden bloke konur? Masak ve savcılık blokelerinde bilinmesi gerekenler -Av. Ahmet Karaca
Banka hesabına bloke konulmasının tek bir sebebi yoktur. Bankanın kendi dolandırıcılık ve uyum kontrolleri, MASAK mevzuatı, Cumhuriyet savcılığı veya hâkim kararı, icra takibi, vergi borcu ya da ihtiyati haciz-ihtiyati tedbir, özel bir malvarlığını dondurma kararı aynı sonuçla karşılaşmanıza yol açabilir: Hesabınızdaki parayı kullanamazsınız. Fakat hukuken bunların her biri farklı bir işlemdir ve blokenin kaldırılması için başvurulacak yer de buna göre değişir.
Uygulamadaki en büyük sorunlardan biri tam burada ortaya çıkıyor. Müşteri bankayı arıyor; “hesabınız incelemede”, “güvenlik nedeniyle kısıtlandı”, hatta bazen sadece “bankamızın politikaları gereği” cevabını alıyor. Oysa arka planda bir Cumhuriyet başsavcılığı soruşturması, CMK kapsamında el koyma kararı veya başka bir yasal kısıtlama bulunabiliyor.
Bu nedenle banka blokelerinde ilk soru “Bloke nasıl kaldırılır?” değil, “Bu bloke hangi hukuki sebebe dayanıyor?” olmalıdır.
Banka hesabına hangi sebeplerle bloke konulur?
Banka hesabındaki kısıtlama kabaca sekiz farklı kaynaktan doğabilir. Aynı mobil bankacılık ekranında benzer biçimde görünen bu işlemlerin hukuki sonuçları birbirinden oldukça farklıdır.
MASAK'ın bankalar için kullandığı şüpheli işlem bildirim formunda dahi “hesap üzerindeki yasal kısıtlama” bakımından CMK m.128, 5549 m.19/A, 6415 sayılı Kanun, 7262 sayılı Kanun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6183 sayılı Kanun ayrı ayrı gösterilmektedir. Yani mevzuatın kendisi de halk arasında tek kelimeyle “bloke” denilen işlemlerin farklı hukuki kaynaklardan doğduğunu kabul etmektedir.
“MASAK blokesi” denilen şey tam olarak nedir?
“MASAK blokesi” hukukta her banka kısıtlamasını karşılayan tek bir kurum değildir. Özellikle şüpheli işlem bildirimi, işlemin ertelenmesi ve ceza soruşturması kapsamında el koyma birbirine karıştırılmamalıdır.
Bir banka müşterisi hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılmış olabilir ancak hesap üzerinde herhangi bir bloke bulunmayabilir. Başka bir olayda 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında belirli bir işlem yedi iş günü ertelenmiş olabilir. Bir başka hesap ise Cumhuriyet başsavcılığında yürütülen soruşturmanın sonucunda CMK kapsamında adli tedbir altına alınmış olabilir.
Dolayısıyla bankadan “MASAK nedeniyle” şeklinde genel bir cevap alınması tek başına hukuki teşhis değildir.
Şüpheli işlem bildirimi yapılması hesabın otomatik olarak bloke edilmesi anlamına gelir mi?
Hayır. Şüpheli işlem bildirimi yapılması tek başına hesabın bloke edilmesi anlamına gelmez.
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 4. maddesine göre bankalar dahil yükümlüler; işleme konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektiren bir husus bulunması hâlinde MASAK'a şüpheli işlem bildirimi yapmak zorundadır.
MASAK'ın kendi açıklaması daha da nettir: Hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılan bir müşteriyle çalışılmasını otomatik olarak yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır. Banka sonraki ilişkiyi kendi kurum politikası ve risk temelli değerlendirmesi çerçevesinde belirler.
Bu ayrım oldukça önemlidir:
ŞİB ? otomatik hesap blokesi.
Banka hem ŞİB yapmış hem ayrıca kendi risk politikaları nedeniyle bazı işlemleri sınırlandırmış olabilir. Ya da ŞİB sonrasında 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında ayrıca işlem erteleme kararı alınmış olabilir.
Banka neden şüpheli işlem bildirimi yaptığını söylemiyor?
Çünkü bazı durumlarda söylemesi hukuken yasaktır.
5549 sayılı Kanun'un 4/2. maddesine göre banka, MASAK'a şüpheli işlem bildirimi yapıldığını; yükümlülük denetimiyle görevlendirilen denetim elemanları ve yargılama sırasında mahkemeler dışında, işleme taraf olan kişi dahil hiç kimseye açıklayamaz.
Dolayısıyla “Banka bana ŞİB yaptığını neden söylemiyor?” sorusunun cevabı çoğu zaman gizlilik yükümlülüğüdür.
Fakat buradan şu sonuç çıkmaz: Banka üzerindeki her türlü yasal kısıtlamayı “gizli” diyerek açıklamasız bırakabilir.
Örneğin CMK m.128/A kapsamında bankanın kendisinin verdiği 48 saate kadar askıya alma kararının hesap sahibine bildirilmesi kanunda açıkça düzenlenmiştir.
Her bloke türünün bilgi verme rejimi bu nedenle ayrıca incelenmelidir.
MASAK kapsamında işlem kaç gün ertelenebilir?
5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında bir işlemin ertelenmesi için kanunda öngörülen süre yedi iş günüdür.
İşleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması hâlinde, MASAK tarafından şüphenin teyit edilmesi, işlemin analiz edilmesi veya gerektiğinde sonuçların yetkili makamlara iletilmesi amacıyla işlem yedi iş günü süreyle askıya alınabilir veya işlemin gerçekleşmesine aynı süreyle izin verilmeyebilir. Kanundaki yetki Bakan'a ait olup Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir.
Burada sık yapılan hata şudur:
“Yedi gün geçtiyse hesabın mutlaka açılması gerekir.”
“Yedi gün geçtiyse hesabın mutlaka açılması gerekir.”
Bu kadar basit değildir.
Tek bir 5549 m.19/A işlem erteleme kararının süresi yedi iş günüdür. Ancak yedi iş gününden sonra hesap hâlâ kullanılamıyorsa ikinci aşamada mutlaka kısıtlamanın güncel hukuki sebebi araştırılmalıdır. Yeni bir işlem erteleme kararı, ceza soruşturması kapsamında bir adli tedbir, farklı bir yasal kısıtlama veya bankanın ayrıca uyguladığı risk tedbiri mevcut olabilir.
Bu sebeple aylarca süren her banka blokajına otomatik olarak “MASAK'ın yedi günlük blokesi devam ediyor” demek doğru değildir.
Banka kendi kararıyla hesaba bloke koyabilir mi?
Banka bazı işlemleri güvenlik ve risk yönetimi nedeniyle sınırlayabilir. Özellikle olağan dışı işlem, hesap ele geçirilmesi, dolandırıcılık veya kimlik doğrulama riski bulunan durumlarda bankaların işlemleri izlemesi mevzuattan doğan bir yükümlülüktür.
Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 36. maddesi bankaların elektronik bankacılıkta gerçekleşen olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve önlemeye yönelik işlem takip mekanizmaları kurmasını zorunlu tutmaktadır. Bankalar riskli işlemleri filtreleyebilir ve müşterileri daha yakından izleyebilir.
Ayrıca MASAK mevzuatı müşterinin tanınması, risk yönetimi, işlemlerin izlenmesi ve gerektiğinde sıkılaştırılmış tedbirlerin uygulanmasını öngörür. Müşterinin tanınması için gerekli bilgi ve belgelerin sağlanamaması hâlinde Tedbirler Yönetmeliği m.22 kapsamında işlemin reddi veya iş ilişkisinin sona erdirilmesi dahi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla “bankamızın risk politikası” gerçekten var olan bir hukuki ve operasyonel kategori olabilir.
Sorun, dışarıdan gelen bir adli veya idari kararın da müşteriye aynı genel ifadeyle açıklanması hâlinde başlar.
Bankadaki şube çalışanı gerçek bloke sebebini neden bilemeyebilir?
Çünkü özellikle AML, dolandırıcılık incelemeleri ve adli tedbirler çoğu bankada şube seviyesinden daha farklı bir organizasyon içinde yürütülür.
Bankalarda şüpheli işlem bildirim yükümlülüğü esas itibarıyla uyum görevlisi üzerinden yürütülür. MASAK Genel Tebliği Sıra No:13 uyarınca şubede ortaya çıkan şüphe banka içindeki prosedür çerçevesinde uyum görevlisine iletilir; uyum görevlisi banka bünyesindeki bilgi ve belgeleri değerlendirerek MASAK'a bildirim yapılıp yapılmayacağına karar verir. Uyum görevlisinin banka içindeki diğer birimlerden bilgi ve belge isteme yetkisi de bulunmaktadır.
Bu yapı pratikte önemli bir sonucu beraberinde getiriyor.
Şubedeki müşteri temsilcisi ekranda yalnızca bir kısıtlama kodu veya genel uyarı görebilir. Bazı ayrıntılara erişim yetkisi bulunmayabilir. Kısıtlama merkezi uyum, hukuk, dolandırıcılık önleme veya operasyon birimleri tarafından yürütülüyor olabilir.
Finansal uyuşmazlıklarda üzerinde özellikle durduğum hususlardan biri bu ayrımdır: Şubeden alınan sözlü cevap ile kısıtlamanın gerçek hukuki kaynağı aynı şey değildir. Kısıtlamanın kaynağı araştırılırken yazılı kayıt, ilgili banka birimi ve varsa adli dosya birlikte incelenmelidir.
Savcılık tarafından banka hesabına bloke konulabilir mi?
Evet; ancak hangi CMK hükmünün uygulandığı son derece önemlidir. Özellikle CMK m.128 ile 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren CMK m.128/A birbirinden ayrılmalıdır.
Klasik CMK m.128 kapsamında soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve malvarlığı değerlerinin bu suçlardan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde banka hesaplarına el konulabilir. Kanun belirli katalog suçları saymaktadır ve bunların arasında dolandırıcılık suçları da bulunmaktadır.
Buradaki kritik nokta şudur:
CMK m.128 kapsamında el koymaya ancak hâkim karar verebilir.
CMK m.128/9 bu konuda açık düzenleme içermektedir. Bankaya gönderilen karar teknik iletişim araçlarıyla derhâl uygulanır ve ardından ayrıca tebliğ........
