menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vurgunu yapanlar ne olacak?

12 0
20.09.2026

Borsada para kazanmak suç değildir. Dipten almak da suç değildir. Bir hisseyi herkesten önce keşfetmek de...

Ama mesele şu: Birileri gerçekten herkesten önce mi gördü, yoksa herkesten önce mi biliyordu? Türkiye sermaye piyasalarında yaşanan son fon krizi, yalnızca tasfiye edilen fonların veya parasını bekleyen yatırımcıların hikâyesi değildir. Bu mesele, son birkaç yılda Borsa İstanbul'da giderek büyüyen daha temel bir sorunun önümüze bıraktığı faturadır:

SPK'nın son kararıyla 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiye süreci başlatıldı. Tera Portföy fonları için İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonları için Ziraat Bankası görevlendirildi. Fon varlıklarının nakde dönüştürülerek yatırımcılara aktarılması ve tasfiyenin kural olarak üç ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor.

Bu gerekli. Ama yeterli değil. Çünkü yalnızca enkazı kaldırırsak, enkazın neden oluştuğunu anlayamayız. Borsada sorun düşüş değil, güven kaybıdır

Son iki-üç yılda Türkiye'de sermaye piyasalarına çok sayıda yeni yatırımcı girdi. Bu aslında olumlu bir gelişmeydi. Tasarrufların sermaye piyasalarına yönelmesi, şirketlerin finansmana erişmesi ve yatırım kültürünün tabana yayılması ekonomi açısından değerlidir.

Fakat yatırımcı sayısının artması kadar piyasanın kalitesi de önemlidir.

Bir borsada bazı hisseler şirketlerin üretiminden, kârından, ihracatından, nakit akışından ve gelecek beklentilerinden koparak olağanüstü hızlarla yükseliyorsa orada yalnızca yatırımcı davranışını konuşamayız.

Fonların aynı veya bağlantılı hisselerde yoğunlaşmasını, düşük fiili dolaşımdaki şirketlerde oluşan fiyat hareketlerini, fon ile hisse arasındaki karşılıklı beslenmeyi de konuşmak zorundayız.

Nitekim SPK'nın kendi açıklaması burada son derece önemli.

Kurul, 2025'in son çeyreğinde, özellikle bazı serbest yatırım ve para piyasası fonlarının düşük fiili dolaşımlı hisselerde şirketlerin ekonomik gerçekliği ve temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı. Konu 2 Aralık 2025'te Finansal İstikrar Komitesi'nin gündemine de taşınmıştı.

O halde sorulması gereken soru çok basit: Risk........

© Haberler