menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akıl Süzgeci mi, Gönül Süzgeci mi?

4 0
sunday

Bir söz söylüyoruz, bir mesaj gönderiyoruz, bir yorum yazıyoruz. Bazen birkaç saniyede… Sonra hayatımıza devam ediyoruz. Fakat o söz, bir başkasının içinde günlerce kalabiliyor.

Bizim unuttuğumuzu, karşımızdaki unutamıyor.

Bu yüzden konuşmadan önce durup düşünmeye ihtiyacımız var. Söyleyeceğimiz söz doğru mu? Gerekli mi? Zamanı uygun mu? Peki, nasıl söylenirse hem anlaşılır hem de insanın onurunu korur?

İşte burada iki süzgeç devreye giriyor: Akıl ve gönül.

Akıl süzgeci, düşüncelerimizi tartmamızı sağlar. Duyduğumuz her şeyi doğru kabul etmemeyi, bir olayın farklı yönlerini görmeyi, kararlarımızın sonuçlarını hesaplamayı öğretir. Öfkeyle hüküm vermeden önce bize “Bir dakika, bütün gerçeği biliyor musun?” diye sorar.

Gönül süzgeci ise dikkatimizi insana yöneltir. Karşımızdakinin duygularını, içinde bulunduğu şartları, taşıdığı yükleri düşünmemizi sağlar. “Bu sözü sana söyleseler ne hissederdin?” diye hatırlatır.

Birine gerçeği söyleyebiliriz. Ancak gerçeği söylerken onu herkesin içinde küçük düşürüyorsak, kullandığımız yöntemi de sorgulamamız gerekir. Haklı olmak, her sözü her biçimde söyleme hakkı vermez.

Öte yandan, birini üzmemek için sürekli susmak da çözüm değildir. Yanlışları görmezden gelmek, sorumlulukları........

© Habererk