Katil Netanyahu’ya İnsanlık Dersi: Yeter Ya hu!
İsrail Baş katili, soykırımcı Benjamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ve dünyanın farklı yerlerinde karşılaştığı tepkiyi anlamak için çok fazla düşünmek gerekmiyor…
Bu tepki birilerinin yaptığı gibi kişisel bir antipati meselesine indirgenebilecek bir tepki de değildir. İsrail’in seçim süreciyle ilgili de değildir.
Tüm dünyada Netanyahu'nun adı Gazze'de işlediği insanlığa karşı suçlarla, yaptığı soykırım ile Filistin meselesindeki ahlaksız yaklaşımıyla ve bu politikaların ortaya çıkardığı ağır insani sonuçlarla birlikte anılmaktadır.
Dolayısıyla Netanyahu'ya yönelen tepkinin arkasında belirli bir siyasiye yönelik hoşnutsuzluktan çok daha büyük bir mesele bulunmaktadır: Gazze soykırımı…
Açıkça görülmektedir ki Gazze'de yıllardır süren sistematik vahşetin 7 Ekim 2023 sonrasında ulaştığı boyut siviller açısından yıkıma dönüşmüştür. Evler, hastaneler, okullar, altyapı ve yaşam alanları tahrip olmuş ve insanlar defalarca yerinden edilmiştir.
Netanyahu bu vahşet politikasının mimarı ve en güçlü savunucusudur. Şimdiye kadar Gazze'ye ilişkin kararlarını gözden geçirmeyi dahi düşünmemiş hatta hepsini sahiplenmiş ve katliamları İsrail'in güvenliği açısından zorunlu bir mücadele olarak sunmuştur. Hiçbir devletin güvenlik gerekçesi sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz ama Netenhayu ve çetesi/kabinesi bunu hiç umursamamıştır...
Gazze'de yaşananları soyut bir "çatışma" kavramının içine sıkıştırmak meselenin insani boyutunu görünmez hale getirir. Ki Netenyahu bunu yapmak istemektedir. Oysa ortada hayatını kaybeden insanlar, parçalanmış aileler, evlerini kaybetmiş çocuklar, hastanelere ulaşamayan hastalar, yerinden edilmiş milyonlar ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan bir toplum vardır.
Birleşmiş Milletler'in Eylül ayındaki değerlendirmelerine göre Gazze nüfusunun büyük bölümü hâlâ yerinden edilmiş durumda ve nüfusun önemli bir........
