menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitimin Asıl Amacı: Karakterli Nesil, Güçlü Gelecek (Eğitim Üzerine Düşünceler III)

17 0
previous day

Eğitim üzerine düşünceler yazı dizimizde şu gerçeğin altını çizmiştik: İnsanı insan yapan değerleri göz ardı eden eğitim sistemleri; haydutluğun, hırsızlığın ve her türlü ahlaki yozlaşmanın ve kötülüğün sessiz mimarıdır. Sorunun temeli insan ise çözümü de insanın eğitimidir. Ancak burada şu soru kaçınılmaz biçimde karşımıza çıkmaktadır: Eğer çözüm insanın eğitimindeyse, insanı gerçekten "insan" yapan nedir?

İnsanı diğer varlıklardan ayıran unsur sadece akıl mıdır? Akıl her şeyi bilir yanılgısı bugün dünyamızı daha da yaşanmaz hale getirmiştir. Mevla’nın dediği gibi “akıl, seni kapıya kadar getirir; ama içeri girmek için aşk (sevgi, duygu) gerekir”.

Peki, insanı bu denli biricik kılan nedir? İnsanı insan yapan üç temel unsur vardır: akıl, ahlak (duygu) ve irade. Bu üçü bir arada işlediğinde ortaya gerçek bir insan çıkar. Ancak pozitivizm bu dengeyi bozdu. Duyguları bilim dışı ilan etti, vicdanı ölçülemeyen bir kavram olarak reddetti, ahlakı ise dinin gölgesine hapsetti ve böylece ondan da uzaklaştı. Geride yalnızca "özgür irade" kaldı; ama ahlaktan yoksun bir irade, özgürlük değil dizginsizliktir.

Bu farkı daha somut biçimde görmek için şöyle düşünelim: Bir taş/kaya yerli yerinde durur, bir hayvan içgüdüleriyle yaşar; ikisi de var olur ama hiçbiri “Bu doğru muydu? Haksızlık mı ettim? Vicdanım rahat mı?” diye sormaz. Bu soruları yalnızca insan sorar. Çünkü yalnızca insan, eylemlerinin ahlaki sorumluluğunu taşıyabilir. İşte bu yüzden insanı insan yapan şey ne kadar bildiği değil, ne kadar ahlaki bir kişilik taşıdığıdır. Ahlak insana mahsustur; onu evrende biricik kılan da budur.

O hâlde eğitim sisteminin ve eğitimcinin temel vazifesi karakterli, ahlaklı insan yetiştirmektir. Peki, bu nasıl mümkün olacaktır?

Her şeyden........

© Haber7