Atina notları
Atina’ya sonbaharın ilk ciddi yağmuru düştü. Halk biraz serinlemenin keyfini çıkarıyor. Ancak siyaset tam aksi yönde, ısınmaya devam ediyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler konuşması Yunanistan gündemine bomba gibi düştü. Erdoğan’ın KKTC’nin tanınmasına yönelik talebi ciddi tartışmaya yol açtı. Özellikle muhalif gazeteler, haberi “büyük bir gerilim” şeklinde görüyor. Miçotakis hükümetine yakın yayın kuruluşları ise daha yansız bir dili tercih ediyor.
Muhalefetteki yaygın kanıya göre Türkiye ile yaşanabilecek bir kriz, Miçotakis hükümetinin sonu olur. Bunun için deyim yerinde ise “yangına körükle gitme” stratejisi izliyorlar. Hükümetin Türkiye’ye yeterince sert yanıt vermediğini, ulusal çıkarları koruyamadığını söylüyorlar.
Bu tarz, “AKP adaları, kayalıkları Yunan’a bıraktı” diye tezvirat yapan bizim muhalefetin yaklaşımına benziyor.
Bazı gazetelerin haberlerinde Erdoğan’ın Doğu Akdeniz Konferansı önerisine de yer verilmesi, Yunan siyaset koridorlarında Türkiye ile yeni bir uzlaşı zemini arayışının konuşulduğuna dair bir işaret olarak okunabilir.
Alexis Papahelas, Yunanistan’daki liberal merkez sağın en önemli yayın organı Kathimerini gazetesinin yayın yönetmeni. Pazartesi günü yayınlanan makalesinde Türk-Yunan........
