Şanlıurfa’nın İngiliz ve Fransızlar tarafından işgâli ve kurtuluşu (11 Nisan 1920)
Şanlıurfa’nın İngiliz ve Fransızlar tarafından işgâli ve kurtuluşu (11 Nisan 1920)
Mustafa Kemal Paşa, İngiliz Ordusu karşısında 40.000 kişiyle tutunamayacağını anlayınca 7 Ekim 1918’de “âcil mütâreke” yapılmasını istediği son telgrafı Saraya Sultân Vahidettin’e gönderdi.
Hükümette bir süre önce istifa eden Talat Paşa kabinesi yerine kurulan Ahmet İzzet Paşa Hükümet’i görevdeydi. Kut’ül Amâre’de esir edilen İngiliz general Townshend üzerinden mütâreke istendi. İngilizler ateşkes görüşmeleri için Limni Adasında bekliyoruz deyince, Limni’ye gidecek heyet hazırlandı.
Kısa sürede yola çıkan Türk Heyetine Bahriye Nâzırı Rauf Bey (Orbay) başkanlık ediyordu. Heyetinde; Dışişleri Müsteşarı Reşat Hikmet Bey, Erkân-ı Harp Kaymakamı Sadullah Bey ile kâtip olarak Ali Türkgeldi, Rauf Bey’in yâveri Sait Bey, mütâreke sürecini başından beri takip eden Tevfik Bey bulunuyordu.
Türk delegasyonu çantalarında 8 maddelik teklif olduğu halde, 24-25 Ekim gecesi “Peyk-i Şevket” adlı savaş gemisi ile İstanbul’dan hareket ettiler. Ertesi gün cuma namazından sonra Bandırma’dan bindikleri trenle geldikleri İzmir’de Nurettin Paşa ve Cevat Paşa tarafından karşılandılar.
Bir gün sonrada Zafer Römorkörü ile hareket ederek açıkta bekleyen İngiliz Karakol Gemisi’ne, oradan da Liverpool adlı kruvazöre geçerek 26-27 Ekim gecesi Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda Agamemnon’ın Zırhlısı’nda (Agamemnon: Mitolojide Yunan anakarasından gelerek Çanakkale’ye gemilerle çıkartma yapan Yunan Kralı) kendilerini bekleyen İngiliz Heyeti tarafından karşılandılar.
İngilizler, Çanakkale’de yaraladığımız Agamemnon zırhlısının yaralarını Limni Mondros Limanı’nda görüşülen ateşkes antlaşmasında ortaya koydukları ağır şartlarla sarmaya çalışacaktı. Nihayet antlaşma Agamemnon’da imzalanacak ve Agamemnon gemisi ateşkesin hemen ardından 13 Kasım 1918 yılında İstanbul’a giden İtilaf güçlerine ait 55 gemilik donanmanın öncüsü olacaktır.
Takvimler 30 Ekim 1918 Çarşamba’yı gösterirken; Limni Adası’nın Mondros Limanı’ndaki İngiliz Agememnon savaş gemisinde Birinci Dünya Savaşı gâlipleri adına, Müttefik Kuvvetleri Akdeniz Başkomutanı İngiliz Amirali Sir Arthur Calthorpe, Osmanlı İmparatorluğu adına Bahriye Nâzırı Hüseyin Rauf Bey ve iki tarafın delegeleri son kez biraraya gelmişlerdi.
İngiliz Amirali Calthorpe (Millî Mücâdele döneminde İstanbul'da İngiliz Yüksek Komiseri olarak görev yapan ve 14 Mayıs 1919'da İzmir Valisi İzzet Paşa'ya İzmir'in işgal edileceğine dair nota veren kişi), Hüseyin Rauf Bey’e buz gibi eda ile üzerinde bir türlü anlaşma sağlanamayan oldukça ağır 25 maddelik anlaşma metnini uzattı.
Kendisine uzatılan mütareke metninin içeriğini virgülüne kadar bilen Hüseyin Rauf Bey, bütün askerlik hayatının en küçük düşürücü ânıyla karşı karşıyaydı. Bir kez daha zaman istedi. İngiliz amirali, şerefli geçmişini çok iyi bildiği vakurlu Türk denizcisine alaylı bir gözle baktı baktı ve gâlip olmanın verdiği kibirle konuştu; “Elinizdeki metinde yazan şartlar kayıtsız şartsız yerine getirilecektir. Bu bir teklif değil, geri dönülemez bir karardır.”
Durumu telsizden madde madde okuyarak Bâb-ı Âli’ye bildiren Rauf Bey’e “imzala” cevabı gelince, elleri titreyerek mütârekeyi imzaladı.
2 Kasım 1918 tarihli başta Tasvir-i Efkâr olmak üzere Rauf Bey’in gazetelere verdiği buruk beyânda; “İmzaladığımız mütâreke sonucunda devletimizin bağımsızlığı ve saltanatın hakları tamamen kurtarılmıştır. Bu mütâreke yenen ile yenilen arasında imzalanmış olan bir mütâreke değil, belki savaş durumundan çıkmak isteyen iki denk kuvvet arasında imzalanarak çatışmalara son veren bir belge niteliğindedir..”
Aynı gün (2 Kasım) Mondros Mütarekenâmesi, Urfa Mutasarrıflı’ğına tebliğ edildi. Halep’in düşüşü ve Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı haberleri, yarım tabur jandarma birliğinden başka askeri birliği bulunmayan Urfa’da, büyük bir korkuya sebep oldu.
Sonunda korktukları başına geldi. Urfa 24 Mart 1919’da 8 otomobil ve bir İngiliz Yarbay Beddy komutasında 400 piyade ile gelen İngilizler tarafından işgâl edildi. Üstelik İngilizler, önceden beri para ve silah vererek kışkırtları asker kılığında yağmacı Ermenileri de getirmişlerdi.
İngilizler önce hükümet binasını kuşattılar. İşgâl komutanı olan Yarbay, vakarla makâmında oturan Urfa Mutasarrafı........
