SÜVEYDA
Süveyda kalpteki belirgin siyah benek veya nokta olarak tanımlanırken tasavvufta ise kalbin manevi makamı olarak kabul edilmektedir. Müminde sevginin ve hakikatin merkezi olan süveyda günahkarlarda ise kalbi karartan günah lekelerini temsil eder. Edebiyatta kalbin özünü ve aşkı simgeler. Aşkın "kara sevda" tabirinin süveyda denilen kalpteki siyah noktanın âşık olunana duyulan sevgiyle büyüdüğüne inanılır.
Süveyda kalbin en derin belki de en hassas noktasıdır. Gözümüzle gördüğümüz dünyada, hayatı ruhumuz ve kalbimizle ile yaşarız. Kalp sadece etten bir organ değildir. Kalp sevginin, hüznün, özlemin ve vicdanın en saf hâlinin saklı olduğu hassas bir yerdir.
Akıl zaman geçtikçe unutabilir, mantık araştırır yeni şeyler bulabilir ama kalbin en derin köşesine düşen bir hatıra, yıllar geçse de ilk günkü sıcaklığını korur. Çünkü hissetmek ve hissettirmek çok güçlü bir silahtır hayatın yalnızlığına kargaşasına ve acımasızlığına karşı.
Bugün çoğumuzun beşerî ilişkilerinde kalpler hissetmeden akıl tartmadan diller konuşuyor. Merhametten uzak sevgiden bihaber saygıya küsmüş insanlar çoğalıyor gibi. Ve süveydanın temiz olmadığı kalpler çoğalıyor maalesef.
Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, kalbimizin en derin yerine yeniden bakabilmektir. Orada hâlâ vicdanımız yaşıyor mu? Affetmeyi unutmuş muyuz? Başkasının acısını hissedebiliyor muyuz? Yoksa kalbimizin en kıymetli köşesini........
