EHL-İ HAL
Sadece konuşan değil, yaşadığıyla örnek olan insana ehl-i hal denir. Onun cümlelerinden ziyade etkileyici olan şeyi ahlakıdır. İnsanlara öğüt vermekten önce kendisini terbiye etmeye çalışır. Onun yanında bulunduğunuzda bazen tek kelime edilmez ama gönlünüz huzur bulur. Çünkü bazı insanlar kelimelerle değil, hâlleriyle konuşur.
Günümüzde ise ne yazık ki hâlden çok gösterişe değer veriliyor. Sosyal medyada sergilenen dindarlık, iyilik ve erdem görüntüleri, çoğu zaman gerçek hayatın sessizliğinde karşılığını bulmuyor. Maalesef çoğumuz görünmeyi ve görünür olmayı tercih ediyoruz.
Hâl ehli olabilmek nefisle mücadele, sabır ve tevazu ister. İnsan, önce kendi kusurlarını görmeyi öğrenmeden başkasının eksiklerini düzeltmeye kalkmamalıdır. Çünkü en büyük irfan, başkasını yargılamaktan ziyade kendine çeki düzen verebilmesidir insanın.
Bir insanın diğer insanlarda kalıcı bir iz bırakabilmesinin sebebi söylediklerinden daha çok yaptıklarıdır.
Evlatlar büyüklerinin söylediklerinden çok davranışlarını örnek alırlar. Toplumlar önderlerinin vaatlerini ve söylemlerini dikkate alırlar ama daha çok icraatlarını ve yaşayışlarını önemserler.
Ehl-i hâl; ilmini gösteriş için değil, kulluğunu güzelleştirmek için........
