menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EVLİLİKTE SÜRDÜRÜLEBİLİR MUTLULUĞUN SIRLARI

14 0
02.04.2026

Bir evliliği gerçekten ayakta tutan şey sevgi mi, yoksa o sevgiyi sürdürebilme becerisi mi?

Elazığ’ın köklü sesi, hakikatin izini süren güçlü kalemlerinden biri olan Günışığı Gazetesi ailesine katılmanın heyecanını ve sorumluluğunu taşıyorum.

Bundan böyle her Salı, bu köşede yalnızca kelimelerle değil; insanın iç dünyasına dair bir arayışla buluşacağız. Bazen bir çocuğun sessizliğinde saklı kalmış duygulara, bazen bir yetişkinin içinde hâlâ yankılanan geçmişine, bazen de hayatın tam ortasında fark etmeden taşıdığımız yüklerimize birlikte bakacağız.

Çünkü insan, yalnızca yaşadıklarıyla değil; yaşadıklarının onda bıraktıklarıyla şekillenir. Ve çoğu zaman en derin izler, en az konuşulan yerlerde saklıdır.

Belki bu köşe, biraz durup hissetmek, biraz anlamlandırmak ve en önemlisi kendimize daha yakından bakabilmek için küçük bir alan olur.

Her Salı, aynı yerde buluşmak dileğiyle…

Bu yolculuğun ilk durağında ise odağımı toplumun en temel yapısı olan “aile”ye çeviriyorum. Çünkü aile, yalnızca bir arada yaşamak değil; duyguların öğrenildiği, bağların kurulduğu ve kimi zaman da yaraların oluştuğu ilk yerdir.

Evlilik, insan hayatının en derin ve en çok anlam yüklenen ilişkilerinden biridir. Kimi zaman bir sığınak, kimi zaman bir sınav alanı, kimi zaman da kişinin kendini en çıplak haliyle tanıdığı bir aynadır. İki farklı geçmişin, iki ayrı kişiliğin ve iki ayrı dünyanın bir araya gelmesiyle kurulan bu yapı, dışarıdan göründüğü kadar basit değildir. Çünkü evlilik, yalnızca “birlikte olmak” değil; birlikte kalabilmeyi, birlikte değişebilmeyi ve zamanın getirdiği her türlü dönüşüme rağmen ilişkiyi yeniden inşa edebilmeyi gerektirir. Tam da bu nedenle evliliği anlamak, yalnızca romantik bir bağ üzerinden değil; psikolojik, duygusal ve ilişkisel dinamikler üzerinden bakmayı gerektirir.

İnsanlar evlenirken çoğu zaman mutluluğun kendiliğinden geleceğini düşünür. Oysa psikoloji bize evliliğin yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda uzun soluklu bir gelişim süreci olduğunu gösterir. Bu süreçte önemli olan yalnızca güzel zamanları paylaşmak değildir; evlilik aynı zamanda iyiyi ve kötüyü birlikte taşıyabilme becerisidir. Gerçek bir beraberlik, sadece mutlu günlerin paylaşılması değil, zor zamanların da birlikte göğüslenebilmesidir. Bu nedenle mutluluk çoğu zaman sanıldığı gibi sürekli iyi hissetmekten ibaret değildir; aksine mutluluk bir eşle sadakate dayalı beraberlik kurabilmek ve hayatın farklı dönemlerinde o beraberliği sürdürebilmektir.

Çiftler çoğu zaman yaşadıkları krizin kendisini konuşurlar, fakat o krizin arkasında yatan duygusal ihtiyaçları fark etmekte zorlanırlar. Oysa evlilikte bir kriz yaşandığında asıl........

© Günışığı Gazetesi