Keşif ücreti mi?
Evde bir arıza çıktığında hepimizin ilk refleksi aynıdır. Önce tüm cesaretimizi toplar eğilir, bakar ve kurcalarız. Tornavidayı elimize alınca kendimizi yarım saatliğine mühendis ilan ederiz. Çekilin yoldan ben bunu çözerim edasıyla giriştiğimiz yolculuk yarım kalır. Sonra işler beklediğimiz gibi gitmeyince, ‘Tamam, bu iş benden çıktı’ deyip ustanın yolunu tutarız.
İşte hikâye tam da burada başlıyor.
İşin içinden çıkmadığımız derdimizi başlarız anlatmaya. Eğer usta, anlattıklarımızdan sorunu anlayacak kadar bilgi alabilirse bazen ayaküstü bir tavsiye verir. ‘Şunu değiştir, bunu sık, o parçayı al’ der ve biz de ucuz kurtuluruz. Hem ustalarımız vakit kaybetmez, hem de biz cebimizi fazla yormamış oluruz. Ama anlatılanlar yetmez de ustanın mutlaka gelip görmesi gerekirse, işte o zaman cüzdanımız hafifçe titremeye başlar.
Geçenlerde kiracısı olduğum evimin parkelerinde bir sorun çıktı. Mecburen bir parke ustasına gittim. Derdimi bir güzel ve net anlatılabilecek şekilde anlattım. Amacım sadece aşağı yukarı bir fiyat öğrenmekti. Sonuçta metrekaresi belli, yapılacak iş üç aşağı beş yukarı belli. Seçeceğim parke belli olunca ortalama bir maliyet çıkar diye düşündüm.
Usta gayet sakin bir şekilde, ‘Olmaz, gelip görmemiz lazım’ dediğinde ben gayet normal olumlu karşıladım. ‘Geliriz ama iş yapılsa da yapılmasa da 500 lira keşif ücreti alırız’ diye de ekleyince, bir an duraksadım. Sanki parke değil de Mars yüzeyinde maden arayacağız!
Üstelik öyle kilometrelerce yol gidilecek bir yer de değil. Aynı cadde üzerindeyiz. Yani mesele ne yakıt ne de yol masrafı. Ama meğer evimdeki sorunu öğrenmenin de giriş bileti varmış. Üstelik bu durum sadece parke işiyle sınırlı değil. Boyacı ayrı söylüyor. Tesisatçı ayrı. Elektrikçi ayrı. Kombi servisi zaten kendi liginde oynuyor. Klima ustası deseniz, o da keşif yapmadan fiyat konuşmuyor. Artık neredeyse servis gerektiren her işte önce ‘keşif ücreti’ diye bir kalem çıkıyor karşımıza.
Elbette işin diğer tarafını da anlamıyor değilim. Ustalar da haklı olarak, ‘Zaman harcıyoruz, geliyoruz,........
