Tam da Unutulmayan Kurum ve Anılara Sığınma Zamanı…
Çünkü kuşağımızın rahat, güler yüzlü, neşeli, huzurlu, ayrıştırmayan atmosferinden yaka paça, ite kaka bir başka iklime savrulduk. Artık ülkemizde olup bitenlere çok üzülüyor; umutlarımızın, gençlerimizin, geleceğimizin, hayallerimizin yasını tutuyor; özetle bu zihniyetin faturasını çok ağır ödüyoruz…
O nedenle de sık sık geçmişe, anılara; hepimizin özelinde ayrı bir yeri, ayrı bir tadı, ayrı bir rengi olan alanlara dalıyoruz. Gerilere, anılara, olaylara dalıp gittiğimizde de çocukluk ve gençlik yıllarımızın unutamadığımız tortuları, beyinlerimize ve yüreklerimize kazınan ortak paydalarımız, geleneklerimiz, törelerimiz, değerlerimiz, bugün yerlerinde yeller esen özgün kurumlarımız aklımıza geliyor…
Böylece sık sık Atatürk Cumhuriyetinin aydınlık mayasıyla tanıştığımız, yoğrulduğumuz yerleri, okullarımızı, içimize asılı kalan ve bizi asla terk etmeyen fotoğraf karelerini anıyoruz…
Bir döneme tanıklık etmiş, hepimizin sanatsal ve kişisel belleğinde, kültürel arşivimizde kendine has yerleri ve izleri olanları yad ediyor; onlara olan gönül borcumuzu, zihin bağlarımızı, vefa duygumuzu dün büyüklerimizin yerine getirdiğini, bugün bizlerin, yarın da bizden sonrakilerin yerine getireceklerini umut etmek istiyoruz…
Satır başlarıyla gidersek!
Kuruluşu gerçek bir emek destanı olan, alın teriyle, kazma kürekle yazılan; lojmanı, dersliği, fırını, lokali, hamamı, kütüphanesi olan; okuldan öte yaşamın kendisini barındıran, umut veren, hayal kurduran, yoksul köy çocuklarını ekmek sahibi yapan,........
