Genelde Gençlere, Özelde Öğrencilere Açık Mektup… (3)
Biz mutlak butlanla uğraşırken, yoksulluğu ve yolsuzluğu normalleştirirken, yurttaş alamıyor, esnaf satamıyorken meğer gençlerimizin sorunlarını, sorularını, açmazlarını, beklentilerini, hayallerini ne kadar yok saymışız. Ve onları dert sahibi, umutsuz, kaygılı, gergin, depresif bireyler haline getirmişiz.
Siyasi, sembolik, ideolojik, davaya yönelik, gelenek, sadakat-iman vurgulu, yanlı ve hamasi konuşmalarla gençlerin sorunları çözülür mü? Ya da yönetim “Türkiye Yüzyılı’nın Mimarları” sloganıyla başlattığı rüzgarda gençler için somut olarak ne yaptı, ne üretti, onlara hangi umutları verdi, hangi hayallerine merhem oldu?
Gelecekleriyle geçmişleri arasında sıkışıp kalan ve büyük yarılma, kopuş ve arayış yaşayan gençlik kendisine arka çıkacak, el atacak, yönetim ararken ve bulamazken kendi ikbalini garantiye alacak adımlar atanlardan ne bekleyebilir?
Eğitim seviyesi yükselse bile güvenceli iş imkanı bulamayan! Yeterli gelire sahip olamayan! Bağımsız yaşam olanağından mahrum kalan! Sınırlı istihdam ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle uzmanlık alanlarında çalışamayan! Ağır ekonomik kırılganlık yaşayan, diploma sahibi olmanın ekonomik güvence anlamına gelmediğini anlayan! Sadece İstanbul’da 18-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 58’inin aileleriyle yaşadığını ve kendilerine “ev genci” denildiğini bilen! Artan yüksek kira giderleri, artan yaşam maliyetleri evlilik hayallerini ve bağımsız yaşamayı imkansız hale getirirken! Bu gençlere ne gibi çözüm yolları gösteriliyor?
Ekonomik sıkışmışlıkla boğuşan, yoksulluk nedeniyle........
