Duygusal dünyamıza hakim olan cam kırıkları…
Yörüngelere, yönlendirmelere, kalıplara sokulmak istenen yaşamımıza bakınca; Son yıllarda gülmeyi unutan bir topluma dönüştük, daha doğrusu dönüştürdüler. 17 milyon emekli, 22 milyon işsiz, hayatın pahalı, canın ucuz olduğu ülke gerçeği, kapanmayan ve hep kanayan kadın cinayetleri, mutfağın sönmeyen yangını, ardı arkası kesilmeyen zam furyası, ucuz gıdaya ulaşma ve iş bulma kuyruklarında ömür tüketen genç, yaşlı, kadın, erkek binlerce muhtaç, amansız hayat pahalılığı karşısında ezilenler, hesap yapmaktan şaşı bakan ve açlık sınırında yaşam mücadelesi veren milyonlar…
Hal böyle olunca da; İnsanın duygusal dünyasında gecelerin uzaması, karanlıkların artması, mevsim olmasa da kışın uzaması, umutların azalması, hayallerin bitmesi, yüreğe cam kırıklarının dolması, yolların uzaması, yokuşların dikleşmesi, derken göçlerin başlaması, somut olarak olmasa da iç dünyada bavulların çoktan toplanması doğal değil midir?
Yine koşullar böyle iken; Temkin, tedbir, ihtiyat, sabır, cesaret, kararlılık vb gibi davranış kalıplarının pek de akla gelmeyeceği, gelse de uygulanmasının zor olduğu, klasik taktiklerin de pek işe yaramadığı normal değil midir?
Ünlü İngiliz devlet adamı Churchill’e gazeteciler sordular; “Politikaya atılacak bir insanda ne gibi nitelikler olmalı?”
Churchill hiç düşünmeden; “Yarın, gelecek hafta, gelecek ay ve gelecek yıl ne gibi olayların olacağını önceden görebilme yeteneği olmalı, vaatlerini ona göre vermeli” demiş. Ve biraz durup eklemiş; “Tabii sonra da o vaatlerinin neden gerçekleşmediğini anlatabilme yeteneği olmalı!”
Churcill’in gerçekçi ve geçerli saptamasından sonra örneklerini çok sık gördüğümüz günümüze dönersek pek çok soru ve sorunla karşılaşırız…
ABD’nin İran’da 6 ile 10 yaş arası kız çocuklarının okuduğu okulu bombalaması sonucunda 177 çocuğun hayatını yitirmesi, küçücük bedenlerin bembeyaz kefenler içinde kapkara toprağa gömülmesi hangi vicdana sığar?
Bize dönersek! 2025 yılında 294 kadının öldürülmesi, 297 kadının şüpheli ölümle gömülmesi nasıl açıklanır?
Varlığa, yokluğa, açlığa, tokluğa dirençli kadınlara dönersek…
50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği, 40 bin binanın yıkıldığı, 20 binden fazlasının ağır hasar aldığı depremde;........
