Kötüsünüz
Bir iktidar yanlış yapabilir. Ekonomide, dış politikada hata yapabilir, kötü kadrolarla çalışabilir. Bunlar eleştirilir, seçim gelir, hesabı sorulur. Ama yanlışın sonucu görüldüğü hâlde onu sürdürmek, bedelini halka ödetmek, gerçeği saklamak ve hesap sorulmasın diye hukuk ve denetim mekanizmalarını etkisizleştirmek başka bir şeydir.
Kötülük kendisini “Ben kötüyüm” diye takdim etmez. Bazen “devlet”, bazen “beka”, “güvenlik” veya “milli irade” der. Hukuksuzluğu “devlet refleksi”, zulmü “terörle mücadele” diye sunar, yalanı gerçek diye anlatır.
Kötüsünüz. Çünkü Cumhuriyet birikimini geliştirilecek bir miras değil, ele geçirilecek bir mevzi gibi gördünüz. Devrimleri “vesayet”, laikliği engel, Cumhuriyet kurumlarını partinizin araçları saydınız. Atatürk’ün resmini belki duvarlardan indiremediniz ama Cumhuriyetin akılcı, laik ve çağdaş yönelimini aşındırdınız. Kamu kurumlarını iktidar partisinin araçları hâline getirdiniz.
Sizi sınırlayan kurumu etkisizleştirdiniz, hoşunuza gitmeyen mahkeme kararını tanımadınız. Çünkü sizin devlet anlayışınızda iktidarı bağlayan bir hukuk olmamalıydı.
2017’de olağanüstü hâl altında devletin imkânlarını “evet” için seferber ettiniz. YSK sayım sırasında mühür şartını bir kenara bıraktı. 2019’da İstanbul’u kaybettiniz, itirazınız üzerine seçim iptal edildi. Aynı zarftaki diğer oylar geçerli kaldı, yalnızca İBB seçimi yenilendi. Millet ikinci seçimde çok daha büyük farkla cevap........
