menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gidenler ve Kalanlar

16 0
25.07.2026

İnsan bazen en çok alıştığı yerde yabancılaşır. Bir okulun koridorundan geçerken duvarlardaki çocuk seslerinin eksildiğini fark edersiniz önce. Sonra sıralar çoğalır, öğrenciler azalır.

Aynı bahçede aynı çınar durmaktadır ama gölgesinde bekleyenlerin sayısı her geçen yıl biraz daha eksilmiştir. Oysa okul dediğimiz yer yalnızca bina değildir; umutların, emeklerin ve geleceğe bırakılan hatıraların yaşandığı ikinci evdir, ailedir.

Ev sessizleştiğinde, aslında sessizleşen sadece duvarlar değildir.

Saat, duvarda asılı duran bir cellat gibi işlemeye devam eder.

Her kayıt döneminde bir veli daha vazgeçer, bir öğretmen daha mesleğinden uzaklaşır, bir okul sahibi daha hesap tablolarına uzun uzun bakar.

Kimse bunu yüksek sesle söylemez; çünkü herkes aynı sessizliğin içinde kendi yükünü taşımaktadır.

Eğitimin konuşulduğu yerde artık daha çok maliyetler, kira bedelleri, vergi yükleri ve ücretler konuşuluyorsa, orada çocukların geleceği de yavaş yavaş muhasebe tablolarının arasına sıkışmaya başlamıştır. Hiç istenmese de durum böyledir.

Büyük bir problemin ortasında duran insan gibi, bugün özel okullar da büyük bir zorluğun içindedir. Öğretmen anlaşılmadığını düşünmekte, veli çocuğunun geleceğinden kaygı duymakta, okul yöneticisi ayakta kalma mücadelesi vermekte, kamu ise çoğu zaman yalnızca rakamları görmektedir.

Oysa rakamların ardında binlerce öğretmenin emeği, milyonlarca öğrencinin hayali ve ülkenin yarınları vardır. Eğitimde yaşanan her kırılma, aslında toplumun vicdanında açılan yeni bir çatlaktır.

İnsan kendinden ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, sonunda yine kendisine döner.

Türkiye de bugün eğitim konusunda tam böyle bir eşiktedir. Yıllardır ertelenen sorunlar artık kapıyı çalmamaktadır; kapıyı çalıp çoktan içeri girmiştir.

Özel okulların yaşadığı kriz yalnızca özel........

© Fikir Kazanı