menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aynı motivasyon ve aynı mücadele gücüyle

44 7
19.02.2026

İlk maçta aldığı farklı galibiyetin avantajıyla Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray çeyrek finale elbette Juventus’tan daha yakın. Tabii rövanş maçında da yüksek motivasyonunu sürdürmesi ve aynı mücadele gücünü sergilemesi koşuluyla…

Galatasaray’ın en büyük kozu ön alan baskısı. Ama Juventus gibi çok hızlı karşı atak yapabilecek özellikte oyunculara sahip takımlara karşı ön alan baskısı ciddi risk barındırır. Bu nedenle ön alan baskısını dikkati elden bırakmayan bir plan çerçevesinde uygulamak gerekir. Hızlı karşı atak yapabilen takımlar ön alan baskısını kırmayı başarırlarsa rakip savunmayı dengesiz yakalayıp kolayca pozisyon üretebiliyorlar.

Nitekim ilk yarıda Juventus, orta sahada fazla bir direnç görmeden gerçekleştirdiği iki atağını golle sonuçlandırmayı başardı…

Ön alan baskısı, yüksek enerji gerektirdiği için 90 dakika boyunca sürdürülebilir bir strateji olmasa da Galatasaray Torreira, Sallai, Jakobs, Sara, Barış Alper, Yunus, Osimhen gibi fiziksel açıdan üst seviye oyuncularıyla maçın büyük bölümünde bu oyun tarzını sahaya yansıtabiliyor.

Ama yine de topa sahip olunan anlarda aktif dinlenmeye geçmek şart. Enerjinin verimli kullanılabilmesi adına bu önemli…

Galatasaray’ın yumuşak karnı, savunmasının ortası. Abdülkerim-Sanchez ikilisi aralarına ve arkalarına atılan toplarda zor durumlara düşebiliyor. Abdülkerim’in ağırlığı, Sanchez’in zaman zaman yaptığı dengesizce hamleler, rakiplerin pozisyon bulmasını kolaylaştırıyor. Bu zaafların rakip için avantaja dönüşmesi, topun ve rakibin durumuna göre doğru pozisyon alınmasıyla ve doğru kademeyle engellenebilir.

Rövanşta Lemina’nın da kadroda bulunacak olması Okan Buruk’un elini daha da güçlendirecek bir faktör…

Kanat savunmacıları ise işlerini gayet iyi yapıyor. Savunmada fazla aksamadıkları gibi hücuma da yoğun biçimde destek veriyorlar. Onların verebildiği katkı ölçüsünde hücum varyasyonları çeşitleniyor. Girilen gol pozisyonu sayısını artırabilmenin yolu çok oyuncuyla hücum edebilmekten geçer…

Osimhen kuşkusuz Galatasaray’ın en önemli hücum kozu. Eşine çok az rastlanan olağanüstü özelliklere ve fark yaratabilme potansiyeline sahip bir santrfor tipi. Attığı goller bir yana, sıra dışı atletik yapısı ve fiziksel gücü sayesinde ortada organize bir atak yokken bile bireysel gayretiyle bir anda gol pozisyonu yaratabiliyor…

Osimhen, Juventus’a gol atamadı ama 5 golün 3’ündeki rolü çok büyüktü. Bu goller, Osimhen’in rakip oyuncuları hataya zorlayan ısrarlı baskısı sonucunda geldi.

Osimhen’in savunmaya yardım eden hücum oyuncuları arasında da kuşkusuz çok özel bir yeri var. Duran toplarda olduğu kadar, rakibin hızlı karşı ataklarında savunmaya verdiği katkıyla ayrı bir övgüyü hak ediyor...

Futbolda gollerin büyük çoğunluğu ya organize ataklar sonucunda ya da hataya zorlanan rakipten kapılan toplarla atılır. Doğaldır ki, geliştirilen ataklarla atılan gol sayısı diğerlerine göre çok daha fazladır. Galatasaray’ın rakip oyunculardan kaptığı toplarla attığı gol sayısı ise Osimhen sayesinde diğer takımlara göre hayli yüksek…

Juventus çok deneyimli bir takım. Rövanşta 5-2’lik skorun altından kalkabilmek adına muhtemelen çok baskılı bir oyun anlayışıyla mücadele edecektir. Bu da kendi yarı sahasında geniş alanlar bırakması anlamına gelir. Sarı-kırmızılı ekip, Yunus, Barış, Lang, Sane, Osimhen gibi hızlı oyuncularıyla bu geniş alanları verimli kullanabildiği ölçüde işini kolaylaştırabilir...


© Evrensel