NATO karargâhında bir Türk casusunun hikâyesi
NATO Ankara Zirvesi’nin yankıları devam ederken “tarih kuşu” yanıma kondu ve NATO tarihinden unutulmuş bir olayı fısıldadı. Bu bir Türk memurun NATO’dan Sovyetler Birliği’ne bilgi sızdırdığı casusluk olayıydı.
1968 Aralık’ında NATO’nun kalbi alarm veriyordu. Bir Türkün, maliye memuru kılığında NATO’nun en mahrem sırlarını Ruslara aktardığı ortaya çıktı. Casusun adı Nahit İmre’ydi.
Olayın başlangıcı, Amerikan istihbaratının Moskova’dan sızan sinyalleri yakalamasıyla başladı. NATO’nun gizli belgeleri bizzat Brüksel merkezinden sızdırılıyordu. Genel Sekreter harekete geçti. Önce Amerikalı görevlilere, ardından İngilizlere baktılar. Ama hayır, ipuçları bir türlü tutmuyordu. Kimse Türkiye’yi aklına getirmemişti. Zira Türkiye ile Rusya arasında husumet vardı; Türkler yapmış olamazdı.
Lakin araştırmalar derinleştikçe ipuçları Türklere yöneldi. NATO Genel Sekreterliği Maliye Dairesinde başkontrolör olarak görev yapan, 1.400 dolar maaş alan Nahit İmre mütevazı bir hayat sürüyordu. Odasına gizli kameralar yerleştirilince gerçek ortaya çıktı: Nahit İmre gizli belgeleri yere serip fotoğraflıyor ve Romanya üzerinden KGB’ye aktarılıyordu. Bu komünist casusu NATO’nun en hayatî sırlarını hem de bedava denilecek bir bedelle KGB’ye satıyordu.
Nahit İmre Ankara’ya getirildi. Askeri mahkeme önünde hesap verdi. 1972’de idama mahkûm edildi. Sonra cezası müebbet hapse çevrildi, 1974 affıyla cezası indirildi ve 1985’te hapisten çıktı (ölümü 1994).
Bu olay, Soğuk Savaş’ın Türkiye’deki en karanlık sayfalarından biri olarak kaldı.
Neden bir Türk casus?
Eşinin fantezilerini yakalayan Ruslar tarafından bir şantaj mı yapılmıştı Nahit İmre’ye? İdeolojik bir sapma mıydı yoksa o dönemki siyasi kavgaların (Türkiye İşçi Partisi’ne olan antipatisi, İsmet Paşa’ya hayranlığı gibi) bir yansıması mıydı sebep?
Meselenin iç yüzünü ortaya koymak adına sizi 1968 Aralık’ının Brüksel’ine götürüp dönemin önde gelen milliyetçi yazarlardan Tekin Erer’in karargâhı ziyareti sırasında sıcağı sıcağına........
