menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç büyük güç, Ortadoğu; Dünya paylaşılırken Ortadoğu masada mı, menüde mi?

50 0
thursday

- ABD, Rusya ve Çin arasında şekillenen yeni güç dengeleri, Ukrayna’dan İran’a, Tayvan’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada yeni pazarlıkların önünü açıyor. İsrail’in güvenlik doktriniyle belirginleşen üç eksenli bölgesel yapılanma, Türkiye için hem diplomatik fırsatlar hem de güvenlik ve ekonomi alanında yeni riskler barındırıyor.

-Küresel güç mücadelesi, Ortadoğu’da yeni ittifak arayışlarını hızlandırıyor. ABD, Rusya ve Çin arasındaki olası uzlaşmaların bölgesel dengeleri yeniden şekillendiriyor. Türkiye açısından mesele, üçe bölünen bir dünyanın veya Ortadoğu’nun hangi tarafında yer alacağı sorusundan daha geniş; Asıl mesele, yeni düzen kurulurken kendi güvenlik ve ekonomik çıkarlarını koruyabilmek ve kararların alındığı masada söz sahibi olmak.

ABD Başkanı Donald Trump’ın son bir ay içinde Rusya ve Çin liderleri ile yaptığı iki kritik görüşme çerçevesinde yeni küresel güç dengesi de şekilleniyor; Dünya, ABD, Rusya ve Çin arasında yeni bir güç paylaşımına sahne oluyor.

Washington, Moskova ve Pekin arasındaki rekabet yalnızca askerî ve ekonomik üstünlük mücadelesiyle sınırlı değil. Ülkelerin hangi bölgelerde etkili olacağı, hangi güvenlik sorunlarının öncelik kazanacağı ve hangi tavizlerin verileceği de bu mücadelenin parçası. Ortadoğu da elbette bu küresel dönüşümden nasibini alıp, ilginç şekilde yine üç ayrı güç eksenin şekillendiği bir döneme giriyor.

 Büyük pazarlık masası, Trump, Putin ve Şi…

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanı Yuri Uşakov Rus, Amerikalı ve Çinli liderler arasında üçlü bir görüşme yapılabileceğinin ilk işaretini verdi. Uşakov, liderlerin APEC zirvesine katılım koşulları oluşursa bir araya gelebileceğini, aksi durumda ikili görüşmelerin yapılabileceğini belirtti. Üçlü zirve yapılsa da, yapılmasa da gidişat belli oldu; Çin, Rusya ve ABD, eğer anlaşabilirlerse, kısa vadede kendi ikili anlaşmazlıklarını kenara koyup, farklı bölgelerdeki krizler üzerinden ya kozlarını paylaşacak, da ya uzlaşmaya varacak.

 Ukrayna, Tayvan ve İran masada…

Trump yönetiminin Rusya’ya yönelik son politikası, bu olası güç paylaşımının nasıl işleyebileceğine ilişkin önemli ipuçları sunuyor;

Ukrayna krizi nedeniyle Avrupa Birliği Rusya ile neredeyse tüm enerji işbirliğini kesip, Moskova’ya yaptırım üzerine yaptırım uygularken, Putin’le yaptığı son telefon görüşmesinin ardından Trump, ülkesinin Rusya’dan benzin ve dizel ithal edeceğini açıkladı. Trump bununla da kalmadı. Ukrayna’dan Rus enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurmasını istedi, Ukrayna’nın Rusya’ya saldılar için kullandığı dronları için kritik önemdeki uzay tabanlı internet hizmetine kısıtlamalar getirdi, hatta Kiev yönetimine veriler Amerikan istihbaratını kesebileceği tehdidinde bulundu. Trump’ın Moskova’ya verdiği bu tavizlerin karşılığında Putin’den tam olarak “ne istediği” ise hala bir “sır.”

Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un apar........

© Ekonomim