Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun?
Yatırım fonlarında portföy yoğunlaşmasını sınırlamaya ve risk yönetimini güçlendirmeye yönelik SPK düzenlemeleri, geçmişte yüksek getiriler sağlayan bazı stratejilerin sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdı. Özellikle düşük likiditeli hisselerde yoğunlaşan serbest fonlarda yaşanan sert fiyat hareketleri, sistemdeki risklerin ne kadar büyüdüğünü ortaya koydu.
Nasrettin hoca malum komşusundan bir kazan ödünç alır. İşi bitince de kazanı iade ederken içine küçük bir de minik kazan yerleştirir. Komşusu şaşırıp çok sevinince Hoca, “Kazanın Doğurdu” demiştir. Komşusu bu duruma sevinerek olaya inanır. Bir süre sonra hoca yine aynı kazanı ödünç alır, ancak uzun bir süre geri vermez. Artık sabrı tükenen komşusu kazanını geri almaya gittiğinde hoca, “Komşum başın sağolsun, kazanın öldü” cevabını verir. Komşu su şaşkınlıkla “Hiç kazan ölür mü hoca?” dediğinde ise, hoca o muhteşem cevabı verir. “Kazanın doğurduğuna inanıyorsun da öldüğüne neden inanmıyorsun?”
Sermaye piyasamızda son dönemde yaşananlar bana bu hikâyeyi hatırlamama bir vesile oldu. Geçtiğimiz yıllarda hisse senetleri ve yatırım fonları bazında yıllık “00, 00, @00”lere yaklaşan olağanüstü getirileri gördüğüne inanıyordunuz da şimdi “P, 0” düşüşleri gördüğünüze neden inanmıyorsunuz?
Yaklaşık 20 yıl önce Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yayımlanan “Seri: V, No: 68 Aracı Kurumlarda Uygulanacak İç Denetim Sistemine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’in 4. maddesinde, aracı kurumların, bünyelerinde faaliyetlerinin kapsam ve yapısıyla uyumlu, değişen koşullara cevap verebilecek nitelikte, yeterlilikte ve etkinlikte iç denetim ve risk yönetim sistemlerini kurmak, idame ettirmek ve geliştirmek zorunda oldukları hükme bağlanmıştı.
Mesleki kariyerimde bankacılık sektöründe hazine, fon yönetimi ve risk yönetimi alanlarında geçirdiğim uzun yıllar sonrasında, 2006 yılında işte bu düzenlemenin yayınlanmasının ardından İş Yatırım’ın Risk Yönetimi bölümünü kurmak ve yönetmek üzere sektör değişikliği yapmıştım. Belki de bir gençlik hayali olarak kendimi Türkiye’de sermaye piyasalarının çok gelişeceğine inandırarak yüksek lisans tez konumu “Türkiye’de Yatırım Bankacılığı ve Ürünlerinin Analizleri” üzerine yapmıştım.
Kısa bir süre sonrasında 2007 yılında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Yatırım Fonlarına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: VII, No:34) ile serbest yatırım fonlarının fiyat açıklama ve portföy esaslarına yönelik düzenlemeler yapmıştı.
İş Yatırım ve Garanti Yatırım olarak o tarihlerde kurumlarımızda SPK ile yoğun bir dirsek teması geçirmek suretiyle Türkiye’nin ilk serbest yatırım fon ihraçlarını (hedge fon) gerçekleştirmiştik.
Serbest yatırım fonlarının pay fiyatlarının hesaplanma sıklığı düzenleme kapsamında esnetilmiş ve en az ayda bir kez hesaplanıp bildirilmesine imkân tanınmıştı. O dönemde serbest fonlar, esnek yatırım stratejileriyle sadece nitelikli yatırımcı hedef........
