Yakup Karbuz yazdı: Gidenler Nerde Kaldılar, Özledim Gülüşlerini
Canlı Yayın Tekrarları
Popüler Kültür Tiyatro Sinema Müzik
Yakup Karbuz yazdı: Gidenler Nerde Kaldılar, Özledim Gülüşlerini
YK Yakup Karbuz · 21 Eylül 2026 • 5 Dakika 2 Saniye · 0 yorum
Gidenler Nerde Kaldılar, Özledim Gülüşlerini*
Bizim Büyük Çaresizliğimizin Romanı: Kimseler Beklemezken
“İnsan bazen birinin varlığını, yokluğu olarak hatırlıyor yalnızca…” Abdullah Aren Çelik’in son romanı Kimseler Beklemezken’i bir solukta okudum. Ruhumda şarkılar çalmaya başladı. Her şarkı başka bir dizeye, her dize başka bir hikâyeye açıldı.
İçimi burkan bir şeyler var. Saatlerdir yürüyorum.
Kaç zamandır en güzel kitaplarım, en çok sakındıklarım yağmura karışıp ıslanıp duruyor. Aren’in kitabı da suyla buluşanlardan oldu. Kimseler Beklemezken’in, yaşadığım coğrafyanın izlerini taşıdığını bilseydim anlam verebilirdim buna. Şimdi biliyorum: Tesadüf değilmiş. Kimseler Beklemezken, içinde gözyaşları saklı olan bir roman. Hepimizin yüzlerce yıldır bu topraklardaki çaresizliğini, kimsesizliğini, acısını toplamış, satırların arasına gizlemiş. Kitap üzerine söylenecek çok söz var. Sanırım en başta Türkiye ve dünya edebiyatının çok iyi bir polisiye yazarı kazandığını söylemem gerekiyor. Aren’in kitaplarını nereye oturtacağımı düşünüp duruyordum. Politik-polisiye de denebilir. İyi polisiyeler, okuru ters köşeye yatırdığında, bütün bildiklerini altüst ettiğinde başarılı sayılır. İlk sayfalarda bilgiç bilgiç bir havaya bürünüp her şeyi çözdüğünüzü, katili de olayların nereye varacağını da en baştan anladığınızı sanıyorsunuz. Ancak sayfalar geride kaldıkça o sinsi ve çok bilmiş halinize fena bir kroşe atıyor yazar. Sersemletiyor sizi.
Hâlâ kendime gelmeye çalışıyorum
Romanı okurken kimi zaman yazarın kendisinin konuştuğu hissine kapıldım. Özellikle eleştirel bakışa ilişkin bölümlerde, anlatıcının arkasında yazarın sesini duyduğumu düşündüm. Kitaba ilişkin yazıya oturduğum şu sıralar “Duyunca mutlu olduğum şeyleri söyleyen çok ama önemli olan söylenmeyenler” diyen romanın kahramanlarından Onur’un bu cümlesi aklıma takılıyor. O nedenle şunu söyleyerek başlayayım; çok katmanlı hikâyesiyle Kimseler Beklemezken, tek bir kitapla sona ermeyi hak etmeyen romanlardan. Henüz anlatılmamış hayatlar saklıyor içinde. Sözleri eksik kalanlar var… Derin’in annesinin öyküsünü de Onur’un çatışmalarını da merak ediyorum. Nereye evrilecek orada gizli kalanlar? Hele hele Yazıevindeki Ayten Hanım ne yapacak bundan sonra?
Yürümeye devam ediyorum. Uzun zamandan sonra Trabzon güneşle buluştu. Hayatı geriye doğru yaşar gibiyim bugün. Anlatılanlar okurun içinde pencereler açıyor. Her pencere bazen bir gözyaşıyla, bazen öfkeyle kapanıyor. Kimi zaman odalara sığamazken kimi vakit de sayfalara karışıp sarhoş oluyorsunuz. Size en büyük tavsiyem şu: Kitabı bitirdikten sonra bir süre telefonunuzdan uzak kalın. O kadar çok yazmak isteyeceksiniz ki kaybolan günlerinize, kaybolan dostluklarınıza,........
