menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Konutta satışlar yüksek ama barınma baskısı daha yüksek

10 0
24.04.2026

Herkesin malumu olan şekliyle konut piyasa­sında birkaç önemli dönem vardı. Özellikle 2010lu yıllarda düşük faiz ve enflasyon ile Eylül 2021 ile 2023 yazı arasında düşük faiz ile yüksek enflasyon aynı anda çalışırken yatırımcı açısın­dan asıl avantaj kaldıraçtı.

Kişiler elindeki dü­şük peşinatın üzerini krediyle tamamlıyor, son­ra da konutu kiraya veriyordu. Kira geliri taksi­tin bir bölümünü karşılıyordu. Bazı örneklerde, eski dönemlerde gördüğümüz gibi, neredeyse ta­mamına kadar yaklaşıyordu. O yıllarda konut sa­dece bir barınma malı değildi. Enflasyona karşı bir bilanço koruması gibi görülüyordu.

Sonra bu tablo değişti. 2023 Ağustos ayında­ki kredi sıkılaştırıcı adımlarla birlikte yatırım amaçlı alımlarda o geniş kredi alanı kapandı. İlk bakışta beklenti şuydu. Kaldıraç zayıflarsa satış­lar da belirgin biçimde yavaşlar. Ama öyle olmadı. Özellikle de 2025 yılında satışlar canlı kalmaya devam etti. Burada bence piyasanın ana motoru değişti. Borçlanarak alan yatırımcının yerini, son iki yılda mevduattan, altından ve başka finansal araçlardan getiri elde etmiş, elinde birikim tuta­bilmiş kesim almaya başladı. Yani krediyle büyü­yen yatırımcı azaldı ama birikimle pozisyon alan yatırımcı konut alımlarını devam ettirdi.

Yorum ve değerlendirmelere baktığımızda 2025 yılına ilişkin yüksek satış rakamlarını tek başına olumlu okumak, barınma sorununu göz ardı etmek bence yanıltıcı olur. Çünkü satış ar­tışı ile barınma amaçlı erişimin artması aynı şey değil. Hatta bazen tam tersi oluyor.........

© Dünya