menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Muhafazakârlarin savruluşu (I)

16 17
01.02.2026

Muhafazakârlık her ne kadar genellikle (liberalizm ve sosyalizmle beraber) üç büyük modern siyasî doktrinden biri olarak görülüyorsa da, Türkiye’de dikkate değer bir muhafazakâr ideolojinin var olduğu şüphelidir. Ancak bu hiç bir muhafazakâr Türk düşünür veya fikir adamı olmadığı anlamına gelmemektedir. Elbette Türkiye’nin fikir ve sanat dünyasında muhafazakâr eğilimli (Yahya Kemal, Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Taha Akyol, Beşir Ayvazoğlu gibi) dikkate değer bazı şahsiyetler vardır. Benim anlatmak istediğim, Türkiye’de ne güçlü bir muhafazakâr geleneğin ne de tutarlı bir muhafazakâr felsefenin varlığından söz edilebileceğidir.

Bu yazıda bu olgunun nedenleri üzerinde durmak istiyorum. Bunu yaparken, Friedrich A. Hayek’in ‘’niçin muhafazakâr olmadığı’’nı (‘’Why I am Not a Conservative’’, 1960) açıkladığı, ufuk açıcı ünlü denemesinden biraz yardım alıyorum. Muhafazakârlığın Hayek’in de vurguladığı iki özelliği Türkiye’de güçlü bir muhafazakâr ideolojinin olmayışıyla ilgilidir: değişime karşı kuşkuculuk ve genel prensiplerden veya teoriden hazzetmeyiş.

İlk olarak, muhafazakârlık özellikle toplumsal değişime........

© Diyalog Gazetesi