menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ve Anadolu'da Merve olabilmek...

34 0
23.05.2026

Geçen hafta cumartesi köşe yazım "Anadolu'da kadın olmak"tı. Bu hafta da Anadolu'da kadın baskısına inat, kendi olmayı başarma mücadelesini, Merve olabilmeyi yazacağım...

Anadolu’da kadın olmak zaten başlı başına bir savaştı. Mesele Anadolu’da “Merve” olabilmeyi becermekti…

Burada göstermek istediğim şu haklıdır bu haklıdır demek asla değil, bir Araştırmacı yazar olarak günümüz nesline göstermek istediğim yarınlarımıza, hassasiyetle yaklaşmak, evliliklerle şaka yapılamayacağı. Hele de yarınlarımıza çocuk yetiştirmek, dünyaya çocuk getirmenin ayrı bir ciddiyette olması gerektiğini göstermek.

İki yazıdır altını çizdiğim şey net, o da cehalet, onun bulaştığı her şey yarınlarımızı da kirletip bozuyor. O yüzden bilinçli ve sorumluluk hissiyle adımlar atmalıyız.

Geçen hafta cehalet karşısında ezilen kadın dramını dile getirmiştim, bu yazımda da bunu başarıp direnip ayakta kalabilenleri yazıyorum örnek ve emsal olsun, olsun ki bilinçlenip daha akıllı kararlar alalım…

Merve’nin öyküsü, sadece yaşamak değil, dayatılan hayata rağmen kendi olabilmenin isyanıydı. Boşanmış bir kadın. Üstelik yanında küçücük bir kız çocuğuyla hayata tutunup o hayatı çocuğuyla kurduğu arkadaşlıkla alt etme mücadelesi…

Sürekli olarak psikolojik şiddet gören ve eve hapis olmuş, hareket alanı kalmamış, çırpınıp duran, tanıdığını sandığı ama hayatın süreci içerisinde aslında hiç tanımadığı ve beklide rahatsızlığı olan bir adamın sürekli olarak psikolojik şiddetine maruz kalmış bir annenin bunları alt etmeyi başarıp, çocuğunu da bu arbededen yara almadan kurtarmayı başarmışlığın adıydı Merve.

Anne Merve ile bir Kapadokya gezimde, Ürgüp'te tanıştım. Ailesi ve kızıyla şık bir Cafe-Pastane işletiyorlardı. Müşteri olarak girdiğim mekânda laf lafı açtı, oluşan sohbet keyifli........

© Diriliş Postası