menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YAPAY ZEKÂNIN DALKAVUKLUĞU...

20 0
previous day

Yapay zekâ; karşısındaki insanın düşüncesini sorgulamak yerine onu tasdik ettiği, kullanıcının duymak istediğini söylediği bir sistem olarak tarif edilmektedir. Bu bir eleştiridir ve bunu tamamen haksız bulmak da mümkün değildir. Yapay zekânın çalışma biçiminde, kendisine verilen soru ve çerçeveden etkilenme özelliği vardır. Bu konuya; yapay zekâ kendisine verilen rotayı mı takip ediyor, yoksa konu hakkında mevcut bilgileri bulup bir araya getirerek yeni bir değerlendirme mi yapıyor. Anlaşılması gereken nokta da burasıdır. Yapay zekâ her ikisini de belli ölçülerde yapmaktadır. Soru ona bir istikamet verir, sahip olduğu bilgi ise o istikamette nasıl cevap üreteceğini belirler. Bu sebeple aynı konu, farklı biçimlerde sorulduğunda farklı ağırlık merkezlerine sahip cevaplar ortaya çıkabilir.

Bir kimse, “Falanca düşüncenin yanlışlığını bana anlat” dediğinde sorunun içine daha baştan bir hüküm yerleştirmiş olur. “Falanca düşünce doğru mudur, yanlış mıdır; lehindeki ve aleyhindeki delilleri birlikte değerlendir” dediğinde ise yapay zekâya daha geniş bir değerlendirme alanı açmış olur. Yalnız cevap değil, sorunun kendisi de düşüncenin istikametini belirlemektedir. Eskilerin “Hüsn-i sual, nısf-ı ilimdir” sözü burada yeniden anlam kazanmaktadır: Güzel ve doğru soru, bilginin yarısıdır.

İnsan bazen hakikati öğrenmek için değil, zaten inandığı şeyin tasdik edilmesi için soru sorar. Yapay zekâ da kullanıcının ön kabulünü yeterince sorgulamadan onun üzerine bilgiler, örnekler ve güzel cümleler bina ederse ortaya son derece ikna edici fakat temeli problemli bir metin çıkabilir. Şöyle de ifade edilebilir; yanlış bir istikamete döşenen düzgün asfalt, yolu doğru yapmaz.

Yapay zekâ yanlış bir ön........

© Denge