menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir şarkının peşinden

34 0
17.08.2026

“İnsan nice yollardan geçecek insan oluncaya dek./ Kuşlar nice denizler aşacak bir kumsal buluncaya dek./ Nice insanlar daha ölecek top tüfek susuncaya dek./ Esen yeller bilir bunu dost, bunu esen yellere sor.”

Hepimiz o güzel sesi ve ilk defa duyduğumuz şarkının çarpıcı sözlerini dinliyoruz. İlk defa derken, şarkının orijinalini, İngilizcesini değil, Türkçesini kastediyorum. Orijinali, Bob Dylan’ın sözleriyle “The Answer is Blowing in the Wind.”

Zaman ve mekân çok uygun bu şarkıya. Sene 1971. Darbe günlerindeyiz. Maltepe Askeri Cezaevi’nin siyasi tutuklu kadınlara ayrılmış barakasındayız. Şarkıyı Azra Erhat söylüyor. 68 kuşağının devrimci kadınları dinliyor. Biz kendi aramızda marşlar söylerdik. Bir gün Azra Erhat bu şarkıyı ve “Bandiera Rossa”yı söyledi bize. Sevdik ve öğrendik. En azından benim belleğimdem hiç silinmedi.

12 Mart askeri darbesi sonrasında apar topar tutuklanan, Sansaryan Han’da da bir süre kaldıktan sonra bizlerle birlikte Maltepe Askeri Cezaevi’ne gönderilen Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol ve Azra Erhat, Türkiye’nin efsane Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in başlattığı dünya klasiklerinin Türkçeye “tercüme” edilmesi hareketinin en önemli isimleri arasındaydılar. Ayrıca Eyüboğlu ve Erhat, Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) ile birlikte bizi bu........

© Cumhuriyet