menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Toprak ananın güzel çocukları

33 0
24.08.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

“Maden cevherleri Toprak Ana'nın kutsallığını paylaşıyordu. Madenlerin tıpkı embriyonlar gibi yerin rahminde 'büyüdükleri' fikrine çok erken çağlarda rastlıyoruz. Bu yüzden metalurjinin doğumla ilgisi vardır. Madenci ile metal işçisi yeraltındaki embriyon konusuyla ilgilidir: Maden filizlerinin büyüme ritimlerini hızlandırır, doğanın işleyişine destek olur ve onun 'daha hızlı doğurmasını' sağlarlar. Kısaca insanoğlu uyguladığı çeşitli tekniklerle yavaş yavaş zamanın yerine geçer; yaptığı iş zamanın işinin yerini alır.” (Mircea Eliade, Demirciler ve Simyacılar, Çev: Mehmet Emin Özcan, Kabalcı Yay., 2003, s.8)

Tarihte maden ve madencilikle ilgili yapılmış en 'az ama öz', en güzel tanım bu olsa gerek... Eliade bu tanımı yaparken 'demir çağı' madenciliğinden söz ediyordu. Bugünse, altın, gümüş, kömür başta olmak üzere tüm yeraltı madenlerini toprak ananın rahminde taşıdığı embriyolar, tüm maden işçilerini de toprak ananın ebeleri olarak tanımlamak mümkün.

Ama işte bu dünyada 'ebe' deyince işler karışmaya başlıyor.

***

Ebeler ve otacı kadınlar, bir yandan yaşamsal güçlerin ilerleyişine ve hastalıklara karşı şifa bulmaya yardımcı olurken, bir yandan da ataerkil dinlerin ve eril şiddetin fiziksel ve dilsel hedefi haline geldiler. Çünkü çoğunluğu kadın olan ebe ve otacılar doğal yaşamın yardımcılarıyken, tektanrılı ataerkil dinler tümüyle doğaya yabancılaşmanın zihinsel ürünü olarak ortaya çıktı. Sonuç, doğal olanın lanetlendiği, şeytanileştirildiği, cadı ilan edilip cezalandırıldığı, bununla bağlantılı olarak kadın cinselliği ve buna dair her şeyin -örneğin eskiden ebelerin doğumu kolaylaştırmak için kullandığı bir tahta oturak olan 'öreke'nin- küfür, hakaret ve tehdit sözlerinin temel malzemesine dönüştüğü bir erkek-egemen süreç........

© Birgün