menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İstanbul’a çöken memlekete ne yapmaz

28 0
28.09.2026

Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.

Yazı başlığına feyz veren ifade ezberimizde. “İstanbul’u kazanan, Türkiye’yi kazanır”. Önermenin sahibi Erdoğan olsa da bunu bize Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ezberletti. Ekrem İmamoğlu’nu hedef alan 19 Mart yargı darbesi çoğunlukla Erdoğan’ın bu sözüne atıfla gerekçelendirildi. İmamoğlu doğrudan Erdoğan’ı olmasa da Erdoğan’ın açık iradesini en az üç kez ve her seferinde mesafe kat ederek İstanbul’da seçim yenilgisine uğrattı. İstanbul seçimlerini Cumhur ittifakının tam saha presine rağmen güle oynaya kazananın “Türkiye’yi kazanacak” olması, Erdoğan’ın denklemine göre kesindi.

Erdoğan’ın bu özlü sözü sizce hangi perspektifin ürünüdür? 1990’ların başında edilmiş bir sözü hala güncel kılan olgu, Erdoğan İdaresinin kazanamadığı belediyeleri yasal zorun pervasız kullanımıyla ele geçiriyor olmasıdır.

Yanıtı aranan soru şudur: Bir belediye yönetimini ele geçirmenin şekil şartı için mülki idareyi, kolluğu, yargıyı bu derece zorlamak niye? Devlet yönetiminde benzeri olmayan bir durumu, Erdoğan idaresi bu ülkeye neden yaşatıyor?  İmamoğlu davaları ve yenice Üsküdar ve Adalar belediyesinin ele geçirilme pratiği, devlet idaresi bakımından tam bir pirus zaferi değil midir? Rakibini saf dışı ederken, kazanamadığın ve kazanamayacağın belediye yönetimlerini Parti grubunun ellerine teslim ederken, mülki idarenin, kolluğun ve yargının tüzel kişiliğinde onulmaz yaralar açıyor olmak nasıl bir devlet yöneticiliğidir? Bu tarz bir idarenin otoriterlik düzeyi ile ilgisi olmadığı açıktır. Oligark bile........

© Birgün