Yeni parti kaçınılmaz!
Beşinci sınıf bir kumpas olan "casusluk" davasının Silivri’de başladığı gün olan 11 Mayıs’ta BirGün’de yayımlanan yazımın başlığını "Tarihle Kumar" diye atmıştım. Nitekim iktidar bizi çok bekletmeden zarlarını attı ve "butlan" sürecini başlatarak tarihi, toplumu ve siyasal süreçleri doğal yatağının dışına çıkarmak için zorlamaya başladı. Siyasal ve tarihsel ömrünü dolduran, dahası toplumdan yeni bir rıza üretme kapasitesini yitiren İslamcı AKP iktidarının başka seçeneği de yoktu. Siyasal ömrünü uzatmak için anayasayı ve hukuku kabaca askıya aldı.
CHP’nin yönetimine bir istinaf mahkemesi kararına dayanarak el konulması, iktidarla uyumlu bir yönetimin işbaşına getirilmesi tam bir kırılma ve kopuş dönemecidir. İktidar ömrünü uzatmak için devletin şiddet aygıtlarını, kolluk güçlerini ve yargı içinde oluşan paralel bir yapılanmayı -ki buna bağımlı yargı da diyebiliriz- fütursuzca harekete geçirmiş görünüyor. Tarihle kumar oynuyor. Çünkü bu tablo açık ve dikey bir saldırıdır.
O halde şimdi muhalefet için satranç oynama zamanıdır. Onlar kumar oynuyorsa, muhalefet satranç oynamalıdır. Olası hamleler şöyle sıralanabilir.
TOPLUMSAL DALGA SÖNMEMELİ
1- İktidar, açık şekilde CHP yönetimini denetim altına almış durumda. Kılıçdaroğlu artık bir iktidar işbirlikçisidir. Öznel niyeti ne olursa olsun, nesnel işlevi budur. Yeni CHP yönetimi demokratik muhalefet blokunun ve havzasının dışına düşmüştür. Yeni MYK’da değerli ve sevdiğimiz bazı dostlarımız da bulunsa, tablo maalesef böyledir. Muhalif kamuoyu ve sol bu durumu dikkate alan bir yerden tavrını belirlemelidir. Özellikle Özgür Özel ve arkadaşları, yani partinin yüzde 95’i bakımından söz konusu olgu esas alınmalıdır. Eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu iktidar kumpasının içindedir. Acıklı bir durum.
2- Butlancı yeni CHP yönetiminin kurultay yapmayacağı açıktır. Bu yol sonuna kadar zorlanmalıdır, ama geçen hafta da yazdığım gibi, ayrı bir karargâh ve örgütsel yapı mutlaka hazırlanmalıdır. Gecikme dağılmaya yol açar.
3- İktidarın CHP’ye yönelik saldırısına, genel merkeze gaz bombaları ve plastik mermiler eşliğinde yapılan polis baskınıyla zorla girilmesine tepki büyük değil, çok büyüktür.
Bu toplumsal tepki Özgür Özel liderliğinin arkasında toplanmış durumdadır. Demokrasi güçleri, merkez sağ ve muhalif milliyetçi partiler ile sol ve sosyalist partiler de yüksek bir dayanışma halindedir. Bu dalga kaçırılmamalı, toplumsal muhalefetin geri çekilmesine izin verilmemelidir. Eğer üzerinize hukuku çiğneyerek devletin gücüyle geliyorlarsa buna ancak milletin gücüyle karşı konulabilir.
YENİ HEDEF ÖZGÜR ÖZEL!
4- İktidar, İhvancı bir azınlığın, İslamcı-muhafazakâr oligarşinin elinde. Giderek güç kaybediyor ve güç kaybettikçe toplumun her kesimi ile kavga ediyor. Kurmaya çalıştığı İslamcı-faşist diktatörlüğün önündeki en büyük engel olarak gördükleri CHP’yi etkisizleştirmek istedikleri açık. Ancak, Özgür Özel’in beklemedikleri bir mücadele pratiği ve sola açık tutumunun hesapları........
