menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hürmüz Boğazı arz şoku ve uygarlık krizi üzerine

54 0
27.03.2026

ABD ve İsrail’in İran’a dönük emperyalist saldırısı, İran’ın tüm beklentileri aşan direnci ve Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması ile küresel petrol piyasası tarihinin en büyük arz kesintilerinden birini yarattı. Savaş öncesinde günlük yaklaşık 20 milyon varil (mb/d) ham petrol ve petrol ürününün geçtiği, küresel deniz yoluyla yapılan ticaretin yaklaşık üçte birini temsil eden Hürmüz Boğazı'ndaki trafik durma noktasına gelmiş, sevkiyat hacmi kriz öncesi seviyelerin 'unun altına düşmüştür. Mevcut tablo, 1973 petrol şokundan bu yana görülen tüm kesintileri geride bırakan sistemik bir krizdir.

ARZ KAYIPLARI VE ÜRETİM KESİNTİLERİ

Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla birlikte, Körfez ülkeleri üretimlerini sürdürememiş ve toplam petrol üretimlerini en az 10 mb/d oranında azaltmak zorunda kalmıştır. Bu kesintinin yaklaşık 8 mb/d'si ham petrol, 2 mb/d'si ise kondensat ve LNG kaynaklıdır.

Örneğin, Basra limanlarındaki yüklemelerin durması ve depolama kapasitesinin dolmasıyla Irak, üretimini kriz öncesine göre üçte iki oranında (yaklaşık 3 mb/d) azaltmıştır. Aynı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), onshore üretimini ADCOP boru hattı üzerinden Fujairah'a yönlendirse de, herhangi bir boru hattı bağlantısı olmayan offshore alanlarında 1 mb/d'den fazla üretimi durdurmuştur. Daha da önemlisi, Katar, Ras Laffan ve Mesaieed bölgelerine yapılan saldırılar sonrası LNG üretimini tamamen durdurmuş, bu durum kondensat ve LNG arzında büyük bir açık yaratmıştır.

Kriz sadece ham petrol arzını değil, aynı zamanda küresel işleme kapasitesini de vurmuştur. Mart ayında küresel rafineri üretiminin günlük 4,3 mb/d oranında daralması beklenmektedir. Suudi Arabistan'daki Ras Tanura , Bahreyn'deki Sitra ve BAE'deki Ruwais rafinerileri doğrudan drone ve füze saldırılarına hedef olarak kısmen veya tamamen devre dışı kalmıştır.

Diğer yandan petrol ve doğalgaz arzında yaşanan daralma ve fiyat artışları sadece enerji ve ulaşımı değil; tarım ürünleri başta olmak üzere plastik sanayi, polietilen, deterjan, tıbbi aparatlar, yapıştırıcılar, asfalt vb başta olmak üzere doğrudan fiyat artışlarını tetikleyecektir. Ayrıca özellikle Katar’da üretilen alüminyum, üre ve metanol gibi global tedarik zinciri için kritik önemdeki yarı mamullerin üretimlerinin durması geniş çaplı üretim duruşları yaratma riskini tetiklemektedir.

ALTERNATİF ROTALAR VE BYPASS KAPASİTESİ

Boğazı devre dışı bırakabilecek........

© Birgün