menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zeka çağında Türkiye ve güvenli siber gelecek

25 0
04.05.2026

Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, yapay zeka çağında Türkiye’nin siber güvenlik yaklaşımını ve stratejik önceliklerini AA Analiz için kaleme aldı.

Günümüzde siber güvenlik, kamu hizmetlerinin sürekliliği, kritik altyapıların dayanıklılığı, veri güvenliği, kurumsal karar kalitesi, toplumsal güven ve stratejik özerklik başlıklarını birlikte içeren çok boyutlu bir güvenlik alanına dönüşmüştür. Milli İstihbarat Akademisi tarafından yayımlanan “Yapay Zeka Çağında Siber Güvenlik ve Türkiye’nin Stratejik Öncelikleri” başlıklı raporun temel çıkış noktası da budur [1]. Rapor, yapay zekayı yeni bir teknoloji başlığının ötesinde; saldırı ölçeğini, savunma hızını, karar süreçlerini, tedarik zincirlerini ve düzenleyici ihtiyaçları aynı anda dönüştüren stratejik bir güç çarpanı olarak değerlendirmektedir.

Yapay zeka ile değişen siber tehdit ortamı

Yapay zekanın siber alandaki en önemli etkisi, tehditlerin niteliğini ve ölçeğini aynı anda değiştirmesidir. Geleneksel siber güvenlik yaklaşımı daha çok cihazların, uygulamaların ve veri tabanlarının korunmasına odaklanıyordu. Oysa yapay zeka destekli sistemlerde veri setleri, modeller, eğitim süreçleri, istemler, eklentiler, ajan tabanlı uygulamalar, bulut altyapıları ve karar destek mekanizmaları da korunması gereken alanlardır. Bu durum, güvenliği teknik ekiplerin meselesi olmaktan çıkararak hukuk, yönetişim, denetim, tedarik, insan kaynağı ve stratejik planlama alanlarıyla doğrudan ilişkilendirmektedir.

Yapay zeka destekli siber tehditlerin en görünür boyutlarından biri, saldırıların daha hızlı, daha düşük maliyetli ve daha ikna edici hale gelmesidir. Akıllı oltalama, derin sahte ses ve görüntü üretimi, sentetik kimlikler, sahte yönetici talimatları ve otomatik keşif faaliyetleri, tehdit aktörlerinin kapasitesini artırmaktadır. Bunun neticesinde birey ve toplumların gerçeklik algısı, devletlere, kurumlara ve hatta birbirlerine olan güvenleri sarsıcı bir şekilde aşınabilir. Söz konusu aşınma bireysel, toplumsal ve kurumsal kırılganlıkları artırabilir. Ayrıca bu tehditler, bireysel kullanıcıların yanında finansal sistemlerden kamu kurumlarına, savunma tedarik zincirlerinden enerji ve haberleşme altyapılarına kadar geniş bir hedef yelpazesine sahiptir. Sonuç olarak yapay zeka çağında siber güvenlik, doğrudan toplumsal güven ve kurumsal meşruiyet meselesi haline gelmiştir.

Bu noktada büyük dil modelleri ve ajan tabanlı yapay zeka sistemleri de yeni bir risk alanı oluşturmaktadır. Söz konusu sistemler, kamu hizmetlerinde, kurumsal iş akışlarında ve özel sektör süreçlerinde verimlilik sağlayabilir ancak hangi verinin modele girdiği, hangi çıktının kurumsal karara dönüştüğü, hangi sistemlerin dış bulut servislerine bağlandığı ve hangi işlemlerin insan denetimi olmadan........

© Anadolu Ajansı Analiz