menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye-AB ilişkilerinde yeni denklem: Jeopolitik zorunluluk

7 0
02.07.2026

Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Cicioğlu, AB heyetinin Ankara ziyaretini ve Türkiye-AB ilişkilerinde değişen jeopolitik dinamikleri AA Analiz için kaleme aldı.

Son yıllarda uluslararası sistemin en belirgin özelliklerinden biri, jeopolitiğin yeniden dış politikanın merkezine yerleşmesidir. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu'da derinleşen krizler, enerji güvenliği, düzensiz göç, Karadeniz'in artan stratejik önemi ve ABD'nin Avrupa güvenliğine yaklaşımındaki belirsizlikler, Avrupa Birliği'nin (AB) dış politika önceliklerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Bu yeni uluslararası ortamda Türkiye, uzun yıllar boyunca ağırlıklı olarak üyelik müzakereleri ekseninde değerlendirilen bir aday ülkeden, Avrupa'nın güvenliği ve istikrarı açısından stratejik önem taşıyan vazgeçilmez bir ortak konumuna yeniden yükselmektedir. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın, Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos ve İçişleri ile Göçten Sorumlu Komiser Magnus Brunner ile birlikte Ankara'ya gerçekleştirdiği ziyaret de tam olarak bu dönüşümün bir yansımasıdır. Bu nedenle söz konusu teması rutin bir diplomatik ziyaret olarak değerlendirmek eksik bir okuma olacaktır. Asıl dikkat edilmesi gereken husus, Avrupa'nın değişen güvenlik algısının Türkiye'ye yönelik yaklaşımı nasıl dönüştürdüğüdür.

AB yetkililerinin Ankara ziyareti ne söylüyor?

Ziyaretin en dikkat çekici yönlerinden biri heyetin bileşimidir. Ankara'ya yalnızca AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi gelmemiş, kendisine genişlemeden ve göçten sorumlu komiserler de eşlik etmiştir. Aslında bu tablo, gündemi de ortaya koymaktadır. Brüksel artık Türkiye'yi tek bir politika alanı üzerinden değerlendirmemektedir. Güvenlik, savunma, göç, genişleme, enerji, ekonomi ve bölgesel istikrar başlıkları ilk kez bu denli bütüncül bir çerçevede ele alınmaktadır. Bu yönüyle ziyaret, son yıllarda Türkiye-AB ilişkilerinde gerçekleştirilen en kapsamlı üst düzey siyasi temaslardan biri olarak değerlendirilebilir.

Ziyaretin zamanlaması da en az içeriği kadar önemlidir. Bu anlamıyla Ankara temaslarının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nın sona erdiği gün gerçekleştirilmesi dikkat çekicidir. GKRY'nin dönem başkanlığı süresince Türkiye ile ilişkilerde yeni açılımların ortaya çıkması siyasi açıdan oldukça sınırlı bir ihtimaldi. Bu nedenle ziyaretin tam da bu dönemin sona erdiği gün yapılması, Brüksel'in........

© Anadolu Ajansı Analiz