Yeni Diyarbakır şiirleri
Alev alev aydınlatır Türkiye ülkesini...
Diyarbekir kendi başına bir kıtadır.
İslam coğrafyasının bir gözbebeği olan bu şehir ve bu nehir, yüksektedir.
Köpeklerin ağzı değdi diye ulu denizler zinhar kirlenmez.
Diyarbakır masalına ilk defa gelenlere tavsiyem surların taşlarına kulağınızı dayayın ve aşkı dinleyin.
Mardinkapı mezarlığında Mehmed Uzun yazarın kabrinin oralara gidin.
Tam o tepede gerçek Diyarbakır...O tepeden izleyin Benuseni, Hevseli, Burçları, Ongözlüyü, Dicleyi, aşkı ve meşki ve tarihi...
Ölüm hakikatinin bağrına çıkıp seyredin gürül gürül akan hayatı...
O kadim mezarlığın kulakları sağır edebilecek gürlükte derin sessizliği, hal lisanı, ibret versin kalbinize...
Gidiniz ve tefekkür ediniz.Diyarbekirimiz için üç yeni şiir...
Diyarbakır yüreğinde saklı
Bir şehir düşün,taşları susmaz,duvarlarında binlerce yılın sesi vardır.Her sokağı başka bir hatıra,her kapısı başka bir sabırdır.Dicle ağır ağır geçer içinden,sanki zamanı taşır avuçlarında.Hevsel yeşerir sabahın ışığında,bir aşkın kanadında yükselirşehrin eski duaları.Sur taşlarında dinle,kimlerin geldiğini,kimlerin gittiğini…Ama Diyarbakır kalır;çünkü bazı şehirlerharitada değil,insanın kalbinde yeşerir.On Gözlü Köprü beyden bakıncaDicle gülün yüzünde bir tarih...Bir yanda kadim zamanlar,bir yanda çocukluğun sesi…Ve uzakta yükselen minarelergöğe yazılmış birer hakikattir.Ey Diyarbakır,seni yalnız taşlarınla sevmedim;sende insanın sıcaklığını,ekmeğin emeğini,dostluğun vefasını gördüm.Sen bazaltın siyahındagüneşin cevherini saklayan şehirsin.Geceleri yıldızlara bakarkensanki nice geçmişyeniden konuşur seninle.Ve ben bilirim:Bir gün yollar ne kadar uzaklaşsa dainsan doğduğu şehrikalbinden çıkaramaz.Çünkü Diyarbakır,bir şehirden daha fazlasıdır,bir hafızadır,bir özlemdir,kadim duadır.
Dicle'nin içinden geçen şehir
Bir şehir düşün,sabahı taş duvarlardan doğar,akşamı Dicle’ye yaslanır.Her sokağında başka bir zaman,her kapısında susmuş bir hikâye vardır.Diyarbakır…Sen yalnız........
