menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nihat Güç Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?

24 0
17.07.2026

Ayetler her zaman diridirler ve her zaman kendisi ile konuşmak isteyen bireyler ile içtenlikle konuşurlar, istedikleri vakit kendilerine yol ve yordam gösterir, dertlerine derman olurlar.

Her ne zaman bir ayet dahi okuyacak olsanız size mutlaka bir yol gösterecek, bir ışık yakacak, elinizden tutacak, yapmanız gereken bir şeyi emredecek ya da uzak durmanız gereken bazı fiilleri sıralayacaktır. İçinize seslenmekle, duygularınızı depreştirmekle, ahireti, hesabı, kitabı, cenneti ve cehennemi hatırlatmakla bir numaradır. Kur’an, kabul etseniz de etmeseniz de bu yönüyle tam anlamıyla karşı konulmaz, itiraz edilmez, bileği bükülmez, alternatifi bulunmaz bir mucizedir. Hak ile batılı, doğru ile yanlışı, mü’min ile kâfiri birbirinden ayırmakla üstüne yoktur. İster inanın ister inanmayın eşi ve benzeri bulunmayan nadide bir kitaptır.

Kur’an; nadide, karşı konulmaz ve alternatifi bulunmaz bir kitap olduğu için inkârcılar tarafından tarih boyunca perdelenmek, gölgede bırakılmak ve yok edilmek istenmiştir.

Kur’an’ın bir ismi de Furkan’dır. İnanan veya inanmayan insanları hemen birbirinden ayırarak tefrik eder. Kim okursa okusun kendisini, mutlaka iki yoldan birine girmekte zorunlu hissedecektir. Çünkü bir şey ya doğrudur ya da yanlıştır. Ya doğrudan yana olacaksınız ya da yanlışa bağlanacaksınız. Ya iman ederek teslim olacaksınız ya da inkâra kalkışacak, yani asi olmayı seçeceksiniz. Bu, Kur’an’ın en önemli özelliğidir. Ayetleri okuduğu halde kayıtsız kalan, nötr davranan insan ile henüz karşılaşmış değilim.

Her ayette olduğu gibi; “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” (Hud/112) ayeti de Müslümanları ilgilendiren bir ayettir. Dileyen üzerine alınmak suretiyle, gerek iş hayatında gerek sosyal yaşamında bu ayetin ifade ettiği istikamette kendisine ait dosdoğru bir yaşam........

© Akasyam