menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aydın BENLİ İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!

28 0
10.03.2026

Ortadoğu yeniden bir ateş çemberine sürüklenmek isteniyor. İran’a yönelik askeri müdahale ihtimali konuşuluyor. Tehdit dili yükseliyor, savaş senaryoları servis ediliyor. Oysa açık bir gerçeği görmek gerekiyor, İran’a yönelik bir saldırı, yalnızca bir devlete değil, bölgesel istikrara yönelmiş bir hamledir.

İran, 90 milyona yaklaşan nüfusuyla, köklü devlet geleneğiyle ve bölgesel etkisiyle sıradan bir ülke değildir. Tarih boyunca işgale karşı direnmiş, dış müdahalelere karşı kendi siyasal sistemini korumuş bir devlettir. Eleştirilecek yönleri olabilir, ancak hiçbir ülkenin egemenliği dış güçlerin askeri operasyonlarıyla dizayn edilemez.

Uluslararası hukukun temel ilkesi açıktır, egemenlik ve toprak bütünlüğü dokunulmazdır. Bir ülkeye yönelik tek taraflı askeri saldırı, Birleşmiş Milletler sistemi açısından da meşruiyet sorunu doğurur. “Önleyici savaş” ya da “güvenlik tehdidi” gibi kavramlar, geçmişte Irak örneğinde olduğu gibi milyonlarca insanın hayatına mal olmuş felaketleri meşrulaştırmak için kullanılmıştır.

İran’a yapılacak bir müdahale yalnızca Tahran’ı hedef almaz. Irak’ı, Suriye’yi, Lübnan’ı, Körfez’i ve doğrudan Türkiye’yi etkiler. Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimali küresel ekonomiyi sarsar. Petrol fiyatları fırlar, enerji krizi derinleşir. Küresel tedarik zincirleri kırılır ve en önemlisi milyonlarca sivil yerinden olabilir.

Olası bir savaşın en ağır sonuçlarından biri kitlesel göç olacaktır. İran gibi büyük........

© Akasyam