menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karadeniz'de Tahıl, New York'ta Ateşkes: 51 Ülkenin Çağrısı Neyi Değiştirir?

19 0
25.09.2026

Bir savaşın gidişatını bazen cephedeki bir taarruz değil, New York'ta bir toplantı salonunun koridorlarında okunan ortak metin belirler. Geçtiğimiz günlerde tam da böyle bir tabloya tanık olduk: Avrupa Birliği'nin yirmi yedi üyesi ile aralarında İngiltere, İsrail, Avustralya, Güney Kore ve Japonya'nın bulunduğu elli bir ülkenin temsilcisi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Ukrayna konulu toplantısı öncesinde ABD'nin New York kentinde ortak bir açıklama yaptı. Açıklamanın merkezinde Ukrayna ile dayanışma mesajı vardı; ama satır aralarında asıl dikkat çeken, Rusya'nın Ukrayna genelinde sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırıları tırmandırmasından duyulan derin endişeydi.

Bu tür ortak açıklamaları okurken iki katmanı birbirinden ayırmak gerekiyor. Birincisi, metnin diplomatik ağırlığı; ikincisi ise savaşın fiilî seyrine ne kadar dokunabildiği. Elli bir ülkenin aynı cümlelerin altına imza atması, özellikle BM Güvenlik Konseyi'nin yapısal tıkanıklığı düşünüldüğünde, azımsanacak bir şey değil. Zira Konsey'in daimî üyelerinden birinin veto hakkı, bu masada bağlayıcı karar üretmeyi neredeyse imkânsız kılıyor. Böyle bir ortamda geniş bir koalisyonun sesini yükseltmesi, en azından uluslararası kamuoyunun ağırlık merkezinin nerede durduğunu göstermesi bakımından anlamlı.

Metnin en somut başlığı Karadeniz. Açıklamada, özellikle Karadeniz'deki saldırılardan endişe duyulduğu vurgulanmış ve şu ifadeye yer verilmiş: "Rusya, Ukrayna'nın tahıl ihracatını sekteye uğratmaya çalışıyor ve böylece küresel gıda güvenliğini tehlikeye atıyor." Bu cümle, savaşın artık yalnızca bir toprak meselesi olmadığını, küresel gıda rejiminin can damarlarından birine dokunduğunu hatırlatıyor. Ukrayna tahılı, dünyanın pek çok ülkesi için bir insani yardım kalemi olmanın ötesinde bir fiyat istikrarı meselesi. Karadeniz'de seyrüsefer serbestisinin bozulması, önce limanlarda, sonra sigorta primlerinde, ardından da un ve ekmek fiyatlarında kendini gösterir. Dolayısıyla açıklamanın bu bölümü, Kuzey Afrika'dan Güneydoğu Asya'ya........

© ABC Gazetesi