Bugünün siyasetine Reşat Fuat Baraner aynası
Günümüz egemen siyaset düzeninin çarkları para, mülk, iktidar için dönerken, bundan halklara düşen pay da çoğu zaman yoksulluk, sefalet ve hatta savaş oluyor. Siyasetçinin çıkmak üzere niyet ettiği yol, vuslatın da kaderini belirliyor. Kim heybesine neyi dolduruyorsa, vardığı yerde de onu topluyor.
Peki, başka yollar, o yola çıkarken taşınan başka heybeler olamaz mı? Geçmişte olmamış mıydı? Elbette olabilir ve geçmişte de bunun çok çarpıcı örnekleri yaşandı hep. Şimdi bu yazıda o örneklerden birini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Reşat Fuat Baraner ismini duydunuz mu?
Reşat Fuat Baraner 1902 yılında Selanik’te dünyaya geldi. Babası Ahmet Fuat Bey adliyede memur, (kimi kaynaklara göre yargıç) annesi Zeynep Hanım ise ev hanımıydı. Üç kardeştiler. Kardeşlerinden Mithat Baraner doktor, Nihat Baraner ise teknisyendi. 1912 yılında ailesi ile birlikte Anadolu’ya geçtiklerini biliyoruz. Reşat Fuat Konya Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesinde Matematik okur. Öncesinde ise birkaç ay Anadolu-Bağdat Demiryolu Merkez İdaresinde çalışır.
Reşat Fuat oldukça başarılı bir öğrencidir. Öyle ki takvim yaprakları 1925 yılını gösterdiğinde hükümetin açtığı sınavı kazanarak teknik yüksek okulda eğitim almak üzere Almanya’ya gönderilir. Bir süre Almanya’da kalan Reşat Fuat akabinde Sovyetler Birliği’ne geçer ve bir süre de orada kalır. Bu yıllar aynı zamanda babasını kaybettiği döneme denk gelir.
Peki, Reşat Fuat’ın yukarıda sözünü ettiğimiz politik yolu neydi, neyi savunuyor, hayata nasıl bakıyordu?
Kendi ifadeleriyle Kurtuluş Savaşı sırasında milli devrimci duygularının çok yüksek olduğunu öğreniyoruz. Öğrendiğimiz bir diğer bilgi ise işçi sınıfına olan ilgisi. Bunun sebebi de işçi olan kardeşinden kaynaklanıyor. Kurtuluş Savaşı sonrasındaysa kendi tabiriyle “Kemalist söylemler” ona yeterli gelmiyor. Öğrencilik yıllarında sosyal çalışmalarla ilgileniyor, lisede bir öğrenci birliği kuruyor. Üniversitede öğrenci hareketlerine........
