menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fransızlar Neden Çok Yemesine Rağmen Şişmanlamaz?

13 0
07.01.2026

Yemeyi, içmeyi ve gezmeyi çok seviyorum. Ama asıl sevdiğim şey, gezerken öğrenmek.

Fransa’da yaşamaya başladığım ilk aylardan itibaren fark ettiğim en temel şey şu oldu: Burada yemek, günün arasına sıkıştırılmış bir ihtiyaç değil; günün kendisi.

Ne yediğiniz kadar, nerede, kiminle ve hangi ruh hâliyle yediğiniz de önem taşıyor. Belki de bu yüzden Fransızlar; tereyağı yerken, peynirden vazgeçmezken, şarap içerken hâlâ zayıf kalabiliyor.

Güney Fransa’da , Nice, Antibes, Menton ve Saint-Paul-de-Vence çevresinde yaşarken, bunu her gün net biçimde gözlemliyorum. Sofra, yalnızca yemek yenilen bir yer değil; hayatın bilinçli olarak yavaşlatıldığı, keyif alınan bir durak hâline geliyor.

İşte bire bir yaşadıklarımdan süzülen, Fransızların yeme-içme alışkanlıklarını farklı ve sürdürülebilir kılan nedenler…

Nice’te saat 12.00’yi geçti mi sokakların ritmi değişiyor. Esnaf dükkânlarını kapatıyor, ofisler boşalıyor. Öğle yemeği aceleye getirilmiyor .

Daube provençale, boeuf bourguignon ya da sade bir steak-frites… Masaya oturuluyor ve zamanın yavaşça akmasına izin veriliyor.

Akşam yemeği ise çoğu evde 20.00’den önce başlamıyor. Sofrada gün anlatılıyor, şarap açılıyor, tabaklar yavaş yavaş geliyor. Yemek,........

© 10 Haber