menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Adı “Güncelleme”: Ekonomide Tutturulamayan Hedefler ve Yeni OVP

36 0
07.09.2026

Adı “Güncelleme”: Ekonomide Tutturulamayan Hedefler ve Yeni OVP

2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. (Foto: X / Cevdet Yılmaz)

Yılın üçte ikisini tamamladık. Önce mevcut ekonomik durumu ele alacağım. 6 Eylül Pazar günü 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Daha sonra OVP’nin önemli gördüğüm unsurlarını değerlendireceğim.

Sanayicilerden gelen şikâyetler giderek artıyor. Özellikle tekstil, deri ve giyim sektörlerinde önemli üretim düşüşleri yaşanıyor. Sektörel ayrıntıya girmeden, bir bütün olarak incelendiğinde ise son 60 yıllık ortalama büyüme oranımızın –ki yüzde 4,6 civarındadır- yarısı düzeyinde kalan bir performans var. Yılın ikinci çeyreğine ilişkin GSYH gelişmeleri Ağustos ayının son günü açıklandı. Bir yıl öncesinin aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 oranında büyüdük. Bu, son beş çeyreğin en düşük büyüme oranıdır (Grafik 1). Yeni OVP’nin 2026 büyüme tahmini ise yüzde 3,3 düzeyinde; üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler dikkate alındığında, iyimser görünüyor.

Büyüme potansiyelin altında

İkinci çeyrekteki GSYH’yi, bir yıl öncesinin aynı dönemi ile değil de bir çeyrek öncesi ile kıyasladığımızda ise, farklı bir tablo ortaya çıkıyor. İkinci çeyrekteki büyüme yüzde 1,1 oluyor. Bazı ülkeler ve iktisatçılar, (yılın dört çeyreğinde bu düzeyde büyürsek yıllık büyüme ne olurdu sorusunun yanıtı olarak) çeyreklik büyümenin yıllıklandırılmış değerine özel bir önem veriyorlar. Bu değer yüzde 4,5. Çeyreklik büyüme önceki iki çeyreğe kıyasla oldukça yüksek (Grafik 2). Bir yıl öncesinin aynı çeyreğine kıyasla potansiyelimizin çok altında, bir çeyrek öncesine kıyasla ise potansiyelimiz civarında bir büyüme var. Nasıl yorumlayacağız? Bir gariplik mi var? Yok. Çeyreklik büyüme performansı ileride de devam edecekse, yıllık büyümenin gösterdiği kötü gidişattan kurtulacağımız anlamına gelir. Öyle mi peki?

İhracattaki artış sürdürülebilecek mi?

GSYH’nin alt bileşenlerine inildiğinde bu soruları yanıtlamak mümkün oluyor. GSYH’nin en büyük alt kalemi olan özel tüketim harcamaları ikinci çeyrekte (bir çeyrek öncesine göre) yüzde 1,3 oranında azalmış (bir önceki çeyrekte de azalmıştı). Yatırım harcamaları ise ne artmış ne azalmış. Devletin tüketim harcamalarında da düşüş var. Peki, yüzde 1,1 çeyreklik büyüme nasıl olmuş da olmuş? Olmuş, çünkü, geriye kalan net ihracat (ihracat eksi ithalat) kalemi çarpıcı biçimde yükselmiş: İhracattaki artış yüzde 6,2, ithalattaki azalma ise yüzde 1,8 düzeyinde. İç talep düşerken, dışarıya (bir çeyrek öncesine kıyasla) daha fazla mal satmış, dışarıdan ise daha az mal satın almışız. Oysa ihracat önceki iki çeyrekte önemli ölçüde düşmüştü. Liranın reel değeri ve buna bağlı olarak tekstil, giyim ve deri........

© yetkinreport.com