FAİZ-BORÇ SARMALINININ İLÂCI PLÂNLI KARMA EKONOMİDİR (4)
IMF'Lİ YILLAR BAŞLIYOR!1947 yılının Şubat ve Mart ayları, Türkiye'nin Batı'ya yaklaşması sürecinde önemli tarihlerdir. Milletlerarası Sermayenin kontrolündeki Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası'na giriş bu dönemde gerçekleşir. 11 Mart 1947'de IMF'ye 47 milyon dolar da katılım payı ödeyerek üye olan Türkiye'nin, 12 Mart tarihinde, Truman doktrini kapsamına alınacağı tüm dünyaya duyurulur. Yalçın Doğan o günlerdeki gafleti, “IMF Kıskacında Türkiye” isimli kitabında anlatmaktadır. IMF üyeliği ile ilgili kanun tasarısı, TBMM Ticaret Komisyonu'nda görüşülürken, Hazine Genel Müdürü Sait Naci Elgin, konu üzerinde üç saat süre ile üyelere açıklama yapar. Bu izahatı dinleyen üyelerin tepkisi şudur: “Siz iyi anlattınız, ama biz anlayamadık, bir kez daha anlatın!” Tasarı TBMM'de görüşülürken, Ankara Hukuk Fakültesi İktisat Profesörü Yusuf Kemal Tengirşek, şu ibretlik konuşmayı yapar: “…Ticaretin genişlemesine mâni olan şeylerin kaldırılmasını ikisi de (İngiltere ve Amerika) istiyor. Yâni hep ticaret; ticaretin iyi yapılması! Fakat bana sorarsanız, deseniz, 44 devlet en zeki adamlarını göndermişler, bunu kabul etmişler, sen burada ne uğraşıp duruyorsun?' Cevabım şudur: 'Bu antlaşmalarla bağlanmada Türk Milletinin İstiklâli, Türk Milletinin Hürriyeti mevzuu bahistir.” Bu konuşmayı yapan Tengirşek'in, sözleşmeye karşı çıktığı sanılmasın. Ona göre iki önemli nokta vardır. Biri ülkenin özgürlüğü, öteki kambiyo rejimi! Tengirşek şöyle sürdürür konuşmasını: “Bence, bu iki mühim noktanın, ikisi itibarıyla mâni bir cihet yoktur (Bravo sesleri). Emniyetle, huzurla iltihak edebiliriz” (Emin Değer, “Oltadaki Balık Türkiye”, s. 227)! İnanılır gibi değil, fakat Türkiye, Atatürk'ün ölümünün üzerinden daha 10 yıl geçmeden, alkışlar arasında, emperyalist........
