Yerli bilimin finansmanı nasıl sağlanacak?
Bir bankamız geçenlerde ABD’deki bir firmanın obezite ilacı geliştirme projesine yatırım yaptığını duyurdu.
Çok hoş bir haber. Markamızı ve hikâyemizi yukarı çıkaran bir iş. İdealimizdeki Türk bankacılığı…
Ama bu iyi hikâyede bir buruk tat yok mu?
Bankalarımızın bu işleri yapmasına ayak bağı olmak değil niyetim. Lakin sanki bankalarımız bizi geride bırakıp kendi menziline koşuyor.
Bankanın yaptığı iş hakikaten kötü değil. Ama biz asıl iyi işin ne olduğunu konuşmak durumundayız.
Bakıyorum Türkiye’ye; kaynak bulsa ürüne dönüşecek onlarca proje görüyorum. Neresine bakıyorsun Türkiye’nin de görüyorsun, biz girişim sermayesi fonları kurduk bir şey görmüyoruz, denilecektir. Zaten niyetim görülmeyeni göstermek.
Türkiye’nin üniversiteleri var. Üniversitelerde hocaları var. Hocaların onlarca projesi var. Finansın desteğini bekliyorlar. Destek dediğimde 70 milyon dolar değil. 70 bin dolar bile yeter. 700 bin dolar uçurur. Bir üniversite şu banka arkamızda dese de yeter. Bir hoca bu banka projemizi destekledi dese de yeter. Bazen sembolik........
