menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyer’i geleceğe taşımak: Bir Külliyeden daha fazlası

352 0
03.08.2026

Siyer’i geleceğe taşımak: Bir Külliyeden daha fazlası

Müslümanlar asırlar boyunca Hz. Peygamber’i “yürüyen Kur’an” olarak tanımladılar. Hz. Âişe’ye onun ahlakı sorulduğunda verdiği cevap son derece dikkat çekicidir: “Onun ahlakı Kur’an’dı.” Bu ifade, yalnızca Peygamber Efendimizin güzel ahlakını öven bir cümle değildir. Aynı zamanda İslam’ın bilgi anlayışını özetleyen en güçlü ifadelerden biridir. Kur’an vahiydir; Peygamber ise o vahyin yaşayan yorumu, somut uygulaması ve hayata tercümesidir. O yüzden peygamberi Kur’an’a karşı konumlandıranların atladığı bir nokta şu ki, Peygamberi anlamak Kur’an’ı anlamanın en kestirme ve en sahih yoludur. Kur’an’ın kendisi bizzat Allah’ın insanlara “kendi içlerinden biri olarak, anlara Allah’ın ayetlerini okuyan, kendilerini eğiten ve kitabı ve hikmeti öğreten peygamber(ler)” gönderdiğini defalarca anlatır. Yani Kur’an bir hayatın içinde, Peygamberin siyerinin içinde, bizzat peygamber tarafından insanlara bir eğitim programıyla gösterilerek anlatılmıştır. Bu yüzden siyer sadece peygamberi yüceltmenin, ona insan-üstü vasıflar yakıştırarak hayattan koparan bir anlatı değil Kur’an’ı anlamanın bir yolu, bir ilmidir.

İslam dünyasında siyer konusunun böylece sağlıklı bir epistemolojik temele oturtularak üzerinde çalışılması çok önemli olmakla birlikte, kabul etmeliyiz ki ihmal edilmiş bir konudur. Tam da bu yüzden geçtiğimiz günlerde İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İlim Yayma Vakfı Başkanı N. Bilal Erdoğan ve Türk ve İslam Dünyasından çok sayıda ilim ve fikir adamının katılımıyla Sivas’ta temeli atılan Siyer-i Nebi Külliyesi, yeni bir eğitim kompleksi veya klasik anlamda bir külliye projesi olmanın çok ötesinde, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği medeniyet tasavvurunun önemli halkalarından biri olmaya aday görünüyor.

Siyer Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu’nun ömrünü vakfettiği bu büyük hayal, yaklaşık 14 yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la paylaşılmış. Cumhurbaşkanı’nın o gün verdiği destekle yola çıkan proje, bugün temeli atılarak hayata geçme sürecine girmiş bulunuyor. Otuz ayrı yapıdan oluşacak külliye; Siyer-i Nebi Dijital Sunum ve Eğitim Merkezi’nden uluslararası ihtisas enstitülerine, hadis, kelam, tasavvuf ve tıp tarihi araştırmalarından uluslararası kongre merkezlerine, kütüphaneden gençlik kamplarına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. İmam-ı Azam, İmam Maturidî, İmam Buhârî ve İmam Gazâlî adına kurulacak ihtisas enstitüleri bile tek başına projenin ne kadar iddialı olduğunu göstermeye yetiyor. Buna İslamofobi ile Mücadele Merkezi, Uluslararası İslam Âlimleri Araştırma Merkezi ve Peygamber Meslekleri Atölyeleri gibi çağdaş ihtiyaçlara cevap vermeyi hedefleyen birimler de eklendiğinde, ortaya sadece geçmişi anlatan değil, geleceği inşa etmeyi hedefleyen bir medeniyet projesi........

© Yeni Şafak