SDG hak değil, süper-imtiyaz talep ediyor, gücünü de Kürt halkından değil ABD-İsrail’den alıyor
10 Mart Mutabakatı çerçevesinde kendisine tanınan süre bitiği halde SDG gereken adımları atma konusunda ayak sürümeye devam etmekle kalmadı, Halep’te işgal ettiği bölgelerden saldırganca tutumlarına devam etti. Suriye hükümetinin başlattığı operasyon şimdiye kadar SDG’ye yaptığı uyarılardaki ciddiyetini ve söylediğini yapacak güce de sahip olduğunu gösterdi. Bu işin şakası yok. Suriye’nin mevcut askeri yapısını oluşturan hükümet daha bir sene önce İran ve Rusya’nın da desteklediği Suriye Baas ordusunu 11 günlük bir operasyonla alaşağı etti. Suriye’nin bütün topraklarını karış karış bilen ve 14 yıllık her türlü savaş tecrübesine sahip, çok daha önemlisi savaşmak için çok geçerli, çok ulvi nedenleri ve motivasyonları, inançları olan zinde güçlerden oluşuyor.
SELAHATTİN’İN TORUNLARI SDG’DE DEĞİL, SURİYE ORDUSUNUN İÇİNDE
Nitekim tanıdıkları sürede SDG’nin şartları yerine getirmeyeceği anlaşıldığı anda başlayan operasyonun ilk birkaç saatinde örgütün Halep’te işgal ettiği Şerefiye mahallesi temizlendi, Şeyh Maksut’un da tamamen düşmesi an meselesi. Operasyon tamamen örgüte yönelik, bunun Kürt halkına karşı olması gibi bir durum asla söz konusu değil. Halen tamamen gönüllü insanlardan oluşan Suriye ordusu saflarında çok sayıda Kürt de savaşmaktadır. Selahattin’in torunları aranacaksa burada bulunacaktır. Bunlar yeni Suriye’nin ırkçı değil ümmet temelinde oluştuğunu çok iyi biliyor ve buna büyük bir inançla katılıyorlar.
SDG’nin işgal ettiği iki büyük mahalle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeler olsa da bu SDG’ye veya Kürtleri temsil iddiasındaki herhangi bir yapıya Halep’in içinden ayrı bir özerk yapı oluşturma hakkı doğurmuyor.
SİLAHLI BİR GÜCE SAHİP OLMAK BİR HAK DOĞURMAZ
SDG’nin ve Türkiye’den Kürt milliyetçiliği adına SDG’ye bu hakkı tanıyanların bu konuda söyleyebileceği hiçbir şey yok. Eline silahı alıp bir yeri kapatabilen o yerde hak iddia edemez. Ederse de karşılaşacağı şey bellidir. Türkiye’de de sözüm ona hendek kazarak bazı yerleri kapattıklarında oynadıkları özerkçilik veya devletçiliğin sonunun ne olduğunu gördük. Temsil........
