menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Enformatik cehaletten enformatik felakete

27 0
30.03.2026

1970’lerin sonunda kitle toplumuna yönelik çözümlemeleri ile öne çıkan Jean Baudrillard, medyanın kitleler için ne anlam ifade ettiği üzerine nitelikli bir tartışma zemini açtı. Henüz geleneksel medyanın hakimiyetindeki bir dönemde, kitle medyasının ürettiği gerçekliğin, anlamın yerini aldığı ve bir süre sonrada kitlelerin anlamdan ziyade görüntüye talip olduklarını ifade etmişti. “Sessiz Yığınların Gölgesinde” isimli kitabında, kitle medyasının anlam ve enformasyon arasında ciddi bir zıtlığa neden olduğunu işlemişti. Ona göre medyanın ürettiği yoğun enformasyon zamanla anlamı ortadan kaldırmakta ve bilgiye erişimi zorlaştırmaktaydı. Enformasyon ile bilgi (anlam) arasındaki bu negatif korelasyonu, görüntü ve içerik üzerinden çözümleyen Baudrillard, ilerleyen yıllarda enformasyon yoğunluğunun bilgiyi ne ölçüde tahrip ettiği gerçeğini, Körfez Savaşı sürecinde okuyucularına aktarmıştı. Özellikle güdümlü ve filtrelere tabi (embedded) enformasyonun oluşturduğu bilgi boşluğu, anlamın kaybının önemli işaretleri idi.


ENFORMATİK CEHALET

1990’ların başında Nabi Avcı, muhtelif yazılarının yer aldığı Enformatik Cehalet kitabında, kitle medyası üzerinden oluşan yoğun enformasyon akışının beraberinde bir cahillik getirdiğini söylemişti. Avcı’nın buradaki kastı, kitle iletişim araçları ile üzerinden muhatap olduğumuz aşırı enformasyon, bizi bir şeylerden haberdar ederken aynı ölçüde bilgilendirmiyordu. İnternetin henüz nüvelerinin olduğu bir toplumsal vasatta, bilgi toplumu tezlerine ilişkin bir eleştiri anlamına da gelen enformatik cehalet kavramı, Web 2.0 teknolojileri ile radikal bir değişikliğe uğramış ve kitleler enformasyonun bir imkan olduğu kadar bir tehdit olduğu gerçeğini iliklerine kadar hissetmiştir.

İnternet ile hayatımıza giren yeni teknolojilerin ilk bakışta hayatımızı kolaylaştırdığını söylemem mümkün. E-devlet uygulamalarından tutun da banka ve diğer kitlesel hizmetlerin dijitalleşmesi, olağanüstü fırsatları beraberinde getirdi. Özellikle siber teknolojilerin enformasyon akışına yönelik kolaylaştırıcı rolü “siber ütopyanist” fikirlerin dolaşımını........

© Yeni Şafak